DÜNYA EDEBİYATI ESER ÖZETLERİ
ANNA KARENİNA 2024
Eserin Yazarı: Lev Tolstoy.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: Rusya.
Eserin Özellikleri-Konusu: 1870'lerin Rusya'sında geçen roman iki aşk macerası üzerine kuruludur. Konstantin Levin ile Kiti Şeçerbatski arasındaki mesut evlilik ve Kont Vronski ile evli bir kadın olan Anna Karenina arasındaki trajik, yasak aşkı konu alır. Romanın ana konusu Rus ailesidir. Anna Karenina, gerçekçi bir romandır.
Eserin Özeti: [Anna Karenina, Rus aristokrasisindendir. İyi yetiştirilmiş, ince, kültürlü bir kızdır. Araları açılan kardeşiyle yengesini barıştırmak için bir gün Moskova'ya gider. Yakışıklı bir genç olan Kont Aleksi Vronski ile tanışır. Konstantin Levin, eski bir ailedendir, Anna'nın yengesine akraba olan Kiti adlı bir kıza âşıktır. Oysa Kiti'nin Kont Vronski ile birbirini sevdiği söylenir. Kont Vronski Anna'yı çok çekici bulur, hatta onu evine dönerken yalnız bırakmaz. Levin ise Kiti'den olumlu bir yanıt alamamıştır. Anna ile kont arsında duygusal bir ilişki başlar. Genel yerlerde görünmekten çekinmeyecek derecede birbirlerini sevmektedirler. Anna'nın kocası Karenin, yüksek bir devlet memurudur. Karısının bir başkasını sevmesine karışmaz, ama mevkisinin sarsılacağından korkmaktadır. Bu durumu bir gece karısına açık açık söyler. Seryoza adlı bir de küçük oğulları vardır. Anna, Yüzbaşı Vronski ile ilişkisini sürdürmeyeceğine söz verir. Kocasıyla aşk evliliği yapmayan Anna, Vronski'nin bir kazada yaralandığını duyunca onunla görüşmeye gider. Levin, Kiti'den olumlu yanıt alamayınca kendisini işlerine verir. Bir gün Kiti'ye önerisini tekrarlamak için Moskova'ya gider. Anna, Vronski'den hamile kalır. Vronski sevgilisinden kocasından ayrılmasını ister. Kocası ayrılmaya yanaşmaz. Çocuğu kabulleneceğini, ancak Vronski ile ilişkisini sürdürürse oğlunu ondan uzaklaştıracağını söyler. Anna tehlikeli bir doğum yapar. Vronski bu yüzden intihara yeltenir. Uzun süren bir hastalıktan ayağa kalkan Anna sevgilisi Vronski ile yanlarına küçük kızını da alarak İtalya'ya giderler. Öte yandan Levin ile Kitti sonunda evlenebilmişlerdir. Dönüşlerinde Anna, Vronski'nin köşküne yerleşir. Kocasından ayrılmamıştır. Arada bir gizlice oğlunu görmeye gitmekte, kocasına görünmemeye çalışmaktadır. Vicdan azabı çekmekte olan Anna, Vronski'ye pek rahat vermez. Kendisini de bu tür yaşamdan dolayı yiyip bitirmektedir. Kızını da sevmediğini anlar. Vronski ise başka kadına bağlanır. Bu ilgi, Anna'nın dikkatinden kaçmaz. İçinde bulunduğu bunalım daha da derinleşir. Bir gün hiç anlamadan kendisini Vronski ile tanıştıkları Moskova tren istasyonunda bulur. Ahlakça düşkün bir durumda olmanın sıkıntılarını çeken Anna, mesafeyi iyi hesaplayarak ne yaptığını bilerek kendisini bir trenin altına atar, yaşamına son verir. Anna öldükten sonra Aleksi Vronski, orduya döner, ama eski Yüzbaşı Aleksi Vronski değildir. Tüm yaşama sevincini yitirmiş, çökmüş, tükenmek üzere bulunan biridir artık. Levin ise evlilikten sonra da süren birtakım bunalımlardan kurtulmuş, mutlu olmuştur.]
AŞK VE GURUR
Eserin Yazarı: Jane Austen.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: İngiltere.
Eserin Özellikleri-Konusu: Aşk ve Gurur, taşralı bir beyefendinin kızı olan Elizabeth Bennett ile varlıklı ve soylu toprak sahibi Fitzilliam Darcy arasındaki çatışmayı anlatır. Ama, yazar bu iki karakteri birbirlerinin tuzağına düşmüş kişiler gibi sunar; ama bu ilk izlenimi tersine çevirmekte de gecikmez. Soylu bir aileden gelen ve önemli bir servet sahibi olan Darcy, Elizabeth'in ailesinin soylu olmayışı nedeniyle mesafeli davranır. Elizabeth'in davranışında da hem öz saygının uyandırdığı gurur hem de Darcy'nin züppeliği karşısındaki öfkesi etkili olur. Zeki ve coşkulu Elizabeth yalnızca Austen'ın en çok sevdiği kadın kahramanı değil, aynı zamanda tüm İngiliz edebiyatının en çok ilgi uyandıran kadın roman kişiliklerinden biridir.
BABALAR ve OĞULLAR
Eserin Yazarı: Ivan Turganyev.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: Rusya.
Eserin Kişileri: Nicolas Petroviç Kirsanov, Pavel Petroviç Kirsanov, Ygneny Vasiliç Bazarov, Arcade Pavel Petroviç...
Eserin Özellikleri-Konusu: Romanda anlatılan olaylar, 1859 yılı içinde geçer. Turgenyev, eserini 1860-1861 yıllarında yazdığına göre, o zamanki yaşayışı günü gününe vermiş oluyor. Bu yıllar, Rusya'da toprak köleliği rejimine karşı köylü ayaklanmalarının arttığı ve reform isteklerinin yoğunlaştığı bir dönemdir. Bu dönemde, reform taraflıları, "liberal asilzadeler" (derebeylerinin çıkarları gözetilerek "yukarıdan" ve yüzeyde bir reform yapılmasını isteyenler) ile "devrimci demokratlar" (köylü yığınlarının çıkarları gözetilerek "aşağıdan" ve köklü bir reform yapılmasını isteyenler) olmak üzere ikiye ayrılmıştır. İşte bu hava içinde yapılan 1861 toprak reformu, temelli bir değişikliği önlemek amacıyla, yukarıdan yapılmış bir reformdu. Nitekim birtakım derebeyleri, toprak reformu daha kanunlaşmadan, kendi köylülerini -kurtulma parası karşılığında, veremeyenleri de borçlandırarak- özgür bırakmakta idiler. Eser, özellikle kuşaklar arasındaki çatışmayı göstermesi, eski Rus toplumunda oluşmakta olan düşünsel değişmeyi yansıtması yönünden ilginçtir. Eserde, liberal asilzadeleri temsil eden Kirsanov'lar ile devrimci demokratları temsil eden Bazarov karşılaştırılmıştır. 1850'li yıllardan sonra gericiliği temsil eden asilzadelerle devrimi temsil eden demokrat aydınlar arasındaki çatışmayı anlatır. Yazar, bir mektubunda, "romanın baştanbaşa asilzadeler aleyhinde yazılmış" olduğunu ileriye sürmüşse de eser üzerindeki yorumlar ve tartışmalar bugüne kadar yürümüş; tutucular, liberal asilzadelerin (babaların) yerildiğini, devrimciler de demokratların (çocukların) karikatürleştirildiğini ileriye sürmüşlerdir.
Eserin Özeti: [Emekliye ayrıldıktan sonra küçük çiftliğine çekilmiş askeri bir doktorun oğlu olan ve doğa bilimiyle uğraşan Doktor Bazarov, eski düzenin bütün değer yargılarını ret ve inkâr eden bir "nihilist"; edebiyatı ve güzel sanatları dahi gereksiz gören "iyi bir kimyacının herhangi bir şairden daha yararlı" olduğunu söyleyen; duygusallığı, aşkı manasızlık, romantik sayan; bir filozof olarak bakınca gözün anatomisinde "muammalı bakışlar" bulunmadığını ileri süren; her şeyi yalnız deneysel bilimle değerlendirmeye çalışan bir materyalisttir. Tatil için babasının yanına gidecektir. Etkisi altında kalan üniversiteli arkadaşı Arkadi'nin babası Nikolay Petroviç ile amcası Pavel Petroviç (Kirsanov'lar) asilzadedirler. Nikolay Petroviç, toprak kölelerini salarak ederek çiftçiliği yeni usullere göre yönetmeye çalışmaktadır. Misafirlik günlerinde demirci Bazarov'la Arkadi, bir toplantıda zengin, genç ve güzel bir dul olan Bayan Adintsova ile tanışır. Onun çiftliğinde bir süre misafir kalırlar. Arkadi, Adintsova'nın kız kardeşi Katya'ya âşık olur, bir süre sonra da onunla evlenir, aşkı manasızlık ve zaaf sayan Bazarov da Adintsova'ya tutulur, fakat ret cevabı alır. Onuru kırılan Bazarov, babasının küçük çiftliğine gider, orada köylülerle ilgilenir; tifolu bir köylüden hastalık alır, ölür.]
BEYAZ GEMİ
Eserin Yazarı: Cengiz Aytmatov.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: Kırgızistan.
Eserin Özellikleri-Konusu: Beyaz Gemi, Aytmatov'un edebiyat âleminde geniş akisler uyandıran, verilmek istenen mesajla yaratılan tiplerin büyük bir uyum sağladığı eserlerinden biridir. Romanın kahramanı yedi sekiz yaşlarında bir çocuktur. Çocuk saflığın, bozulmamışlığın ve geleceğin sembolüdür. Aytmatov, çocuğun saf ve temiz dünyasından, hayatın acı ve çıplak gerçeğine uzanan bir roman kurgusunu meydana çıkarmayı başarır. Ona göre; çocukluk, gelecekteki insan karakterinin tohumudur. Çocukluk gerçek ana dili öğrenmeye ve çevresindeki insanlarla, tabiatla ve özellikle kültürle bağlarını hissetmeye başladığı dönemdir. Aytmatov, Beyaz Gemi ile destan, efsane ve masal gibi çoğu şifahi edebiyat unsurlarını eserlerine sokmaya başlar. Geçmişi temsil eden dede ile geleceği temsil eden çocuk arasında dramatik bir ilişki kurarak insan duygu ve düşüncelerine kendine has yorumlar getirir.
BOSTAN
Eserin Yazarı: Şirazlı Şeyh Sadî (ö. 1292).
Eserin Türü: Mesnevi.
Ülke: İran (Fars).
Eserin Özellikleri-Konusu: Sadi'nin küçük hikâyelerden oluşan ahlakî-didaktik mesnevisidir. Eser, dört bin beyit civarındadır, tümüyle şiirdir. Aruz ölçüsüyle yazılmıştır. Sadî, hikâyelerini hatıralarından, seyahatlerinden, yazılı kaynaklardan almıştır.
CHANSON DE ROLAND [Roland'ın Şarkısı]
Eserin Yazarı: Turodlos adlı bir papazın yazdığı sanılmaktadır.
Eserin Türü: Doğal destan.
Ülke: Fransa.
Eserin Özellikleri-Konusu: Fransızların bu ünlü destanı 1100-1125 yıllarından kalma bir destandır.
4000 dizedir. Yazımı kafiyeli dizelerden oluşur. Konusunu tarihte var olduğu sanılan bir olay ve Roland adlı bir kişiden alır. Roland, Charlemagne ordusunda bir artçı kuvveti kumanda eden Bratagne Uç Eyaletleri Kontu'dur. İspanya'dan dönen Vaskonlar tarafından öldürülür. Olay 778 yılında olmuştur ve bu olaydan sonra Roland efsane haline gelmiş, Müslümanlarla çarpışan Charlemagne'in yeğeni diye kabul edilmiştir.
CİMRİ-2025
Eserin Yazarı: Moliere.
Eserin Türü: Tiyatro / komedya.
Ülke: Fransa.
Eserin Konusu: Fransız edebiyatı sanatçısı Moliere'in komedya biçimindeki tiyatro eseridir. Harpagon adlı zengin, ancak çok cimri adamın parasının çalınması üzerine kurulu bir komedidir.
Eserin Özeti: [Piyeste Harpagon adlı zengin ve oldukça cimri bir adamın başından geçenler anlatılır. Harpagon'un karısı ölmüştür. Evlilik çağına gelmiş bir oğlu ve bir kızı vardır. Bütün işlerini bazı menfaat ilişkileri üzerine kurmaktadır. Kızını sevdiği gence değil zengin bir ihtiyarla, oğlunu da yine zengin bir dul kadınla evlendirmek ister. Kendisi de oğlunun sevdiği kızı almak arzusuna kapılır. Bu yüzden baba ile çocukları arasında anlaşmazlık çıkar. Delikanlının uşağı Harpagon'u yola getirmek için onun para dolu çekmecesini çalar. Harpagon çileden çıkar, çıldırma noktasına gelir. Sonunda çocuklarının istedikleri ile evlenmelerine razı olarak çekmecesini geri alır.]
ÇILGIN ORLANDO [Orlando Furioso]
Eserin Yazarı: Ariosto (1474-1633).
Eserin Türü: Yapay destan / şiir.
Ülke: İtalya.
Eserin Özellikleri-Konusu: Çılgın Orlando 26 bölümden oluşur. Eserin konusu din savaşlarıdır. Hristiyan Charlemange'in Müslümanlara karşı savaşması, üzerine kurulan bu destanda iki büyük aşk, akıcılığı sağlar.
DAVA (1914)
Eserin Yazarı: Franz Kafka (Prag doğumlu Yahudi asıllı bir yazar).
Eserin Türü: Roman.
Ülke: Almanya.
Eserin Özeti: [Sebepsiz yere tutuklanan banka memuru Josef K.nin başından geçenleri konu alır. Josef K., tutuklanma sebeplerini araştırırken kendisini karmaşık yargı sisteminin içinde bir kurban olarak bulur. Hiçbir zaman yargılanma sebebini öğrenemez. Sonuçta bir taş ocağında öldürülür. Kafka bu romanıyla bireyin toplum içinde ne denli güvensizlik içinde olduğu ve kurum-ların otoriteler tarafından nasıl bir karabasan haline getirildiği konusunu ele alır.]
ÇILGIN ORLANDO [Orlando Furioso]
Eserin Yazarı: Ariosto (1474-1633).
Eserin Türü: Yapay destan / şiir.
Ülke: İtalya.
Eserin Özellikleri-Konusu: Çılgın Orlando 26 bölümden oluşur. Eserin konusu din savaşlarıdır. Hristiyan Charlemange'in Müslümanlara karşı savaşması, üzerine kurulan bu destanda iki büyük aşk, akıcılığı sağlar.
DAVID COPPERFIELD
Eserin Yazarı: Charles Dickens.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: İngiltere.
Eserin Özeti: [David Copperfield daha doğmadan babası ölmüştür. Çocuk, annesi ve emektar hizmetçi kız kardeşi Peggotty ile birlikte yaşamaktadır. Annesi, bir süre sonra Mr. Murdstone ile evlenir. Mr. Murdstone ve kız kardeşi Miss. Murdstone David'e karşı çok sert ve insafsızca davranırlar. David'in zayıf iradeli bir kadın olan annesi, kocasının ve görümcesinin çocuğuna eziyet etmesine dayanamayarak, onun Londra civarındaki bir yatılı okula verilmesine razı olur. Burası, çocukların dayanamayacağı kadar sert disiplinli bir okuldur. David Copperfield, annesinin ölüm haberini alınca dayanamayarak okuldan ayrılarak eve döner. Üvey babası Mr. Murdstone onu Londra'da bir şaraphanede işe koyar. Peggotty de evlenerek köyüne gider. Dünyada kimsesiz kalan David, bir süre sonra babasının halası Miss Betsy Trotwood'u aramaya karar verir, onun yanına, Dover'a gider; halası tarafından çok iyi karşılanır. Halası onu Canterybury'de bir okula ve avukat Mr. Wickfield'in evine yerleştirir. Dul ve içki düşkünü bir adam olan Mr. Wickfield, David'le yaşıt olan kızı Agnes ile yalnız başına yaşamaktadır. David öğrenimini bitirince Londra'ya gider, iş öğrenmek için avukat Spenlow'un yanında çalışmaya başlar. Mr. Spenlow'un kızı Dora'yı sever onunla evlenir. Birbirlerini çok sevmelerine rağmen mutlu olmazlar, Dora ölür, David Copperfield yine eski dostlarıyla ilişkilerini sürdürür. Avukat Mr. Wickfield içki düşkünlüğü yüzünden hafızasını kaybetmiştir. İş ortağı Uriah Heep, onun bu halinden yararlanarak, türlü yollarla para çekmekte, hatta çalmakta ve adamın tek mirasçısı olan Miss Agnes ile de, parası için evlenmek istemektedir. David, uzun bir geziye çıktıktan sonra tekrar Dover'e döner. Miss Agnes hâlâ evlenmemiştir. İki genç birbirlerini sevdiklerini anlar ve evlenirler.]
DECAMERON
Eserin Yazarı: Giovanni Boccacio.
Eserin Türü: Hikâye.
Ülke: İtalya.
Eserin Özellikleri-Konusu: Decameron, 1348-1353 yılları arasında yazılmıştır. Decameron, "on gün" anlamına gelir. Eserde, yüz hikâye yer alır. Dünya edebiyatında "ilk hikâye örneği" kabul edilir.
Eserin Özeti: [1348 yılında Floransa'da büyük bir veba salgını olduğu sırada, yedisi kız, üçü erkek olmak üzere on kişilik bir topluluk, salgından kaçmak için, civardaki tepelerden birinin eteğindeki bir köşke çekilir. Bu kişiler orada iki hafta kalırlar. Her gün aralarından bir kral ve kraliçe seçerler, onların yönetimi altında, şehrin dertlerinden uzak, neşeli bir hayat sürerler. Cuma ve cumartesi günleri oruç ve ibadete ayrılır, geri kalan on gün içinde öğleden sonra çimenler üzerinde, herkes birer hikâye anlatır. Böylece günde onar hikâyeden 100 hikâye anlatılır. Bunların kimisi acıklı, kimisi eğlencelidir.]
DON KİŞOT [Don Quijote]
Eserin Yazarı: Miguel de Cervantes.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: İspanya.
Eserin Özellikleri-Konusu: Romanda idealist bir tip olan, şövalye romanları okuyup aklını kaybeden 50 yaşındaki köy asilzadesi Don Kişot gerçekler dünyasından kopup hayaller dünyasında yaşar, kendisini soylu bir şövalye zanneder. Başına şövalye miğferi diye berber çanağı geçirip sıska atı Rosinante'ye biner, yanına da Sancho Panza adlı seyisi alır, maceralara atılır. Ba-şına türlü olaylar gelir, sonunda aklı başına gelir, kendisini bu duruma getiren Şövalye romanlarını yakar. Don Kişot, dünyada "ilk modern ve edebî roman" kabul edilir. Eser, İspanya'da yaygın olan şövalye romanlarını yermek için yazılmış bir şövalye romanıdır.
Eserin Özeti: [İspanya'nın Mancha eyaletinden bir köy asilzadesi olan Don Kişot, elli yaşında, bekâr, sıska, uzun boylu bir adamdır. Şövalye romanlarını okuya okuya aklını kaybetmiş ve Orta Çağ'daki gibi bir gezgin şövalye olmak, dünyadan kötülükleri kaldırmak, haksızlıkları düzeltmek, insanlığı mutluluğa kavuşturmak hayaline kapılmıştır. Atalarından kalma paslı zırhları mahzen-den çıkarıp onarır; başına miğfer yerine bir berber çanağı geçirir; Dulcinea adını verdiği kaba bir köylü kızını, uğrunda türlü serüvenlere atılacağı güzel ve soylu bir sevgili sayar; gözüne küheylan gibi görünen sıska atı Rocinante'ye biner; elde edeceği adalardan birisinin valiliğini vermeyi vaat ettiği köylü Sancho Panza'yı da yanına seyis olarak alır; biri atına, öbürü eşeğine binerek haksızlıkları düzeltmek üzere İspanya'da dolaşmaya çıkarlar. Hayal âleminde yaşayan Don Kişot, gördüğü her şeyi, kafasının içindeki hayallere benzetir: yel değirmenlerini, insanlara kötülük eden devlermiş gibi görür, üzerlerine saldırır; zincire vurulmuş kürek mahkumlarını birtakım zavallılar sanarak kurtarır, sonra da onlardan dayak yer; karşılıklı ilerleyen iki koyun sürüsünü iki ordu sanır, zayıf tarafın yardımına koşarak mızrağını koyunlara saplamaya başlar, çobanlardan bir güzel dayak yer... Böyle birtakım serüvenlerden sonra yine köyüne döner, ölümüne yakın aklı başına gelir.]
DÖNÜŞÜM [Değişim]
Eserin Yazarı: Franz Kafka (Prag doğumlu Yahudi asıllı bir yazar)
Eserin Türü: Roman.
Ülke: Almanya.
Eserin Konusu: Dönüşüm" romanında aile kurumunun yıkıcı gücünü konu almıştır.
Eserin Özeti: [Gregor Samsa bir gecede çok ayaklı bir böcek haline gelir. Kendi köşesine çekilir ve yıllardan beri saçını süpürge ettiği ailesinin kendisiyle hiç ilgilenmediğine tanık olur. Bunun üzerine beslenmeyi reddeder. Babası tarafından yaralanınca da ölür.]
EUGÊNIE GRANDET
Eserin Yazarı: Honore de Balzac.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: Fransa.
Eserin Konusu: Eserde, cimrilik gibi bir ahlak kusuru yüzünden insanlık duygularının nasıl körlendiği, aile bağının gevşediği, insanların nasıl mutsuz olduğu anlatılmıştır.
Eserin Özeti: [Loire Nehri'nin kıyılarında bir şarapçılık merkezi olan Saumur kasabasında vaktiyle fıçıcılık yaparken türlü ticaret işleriyle çok zengin olan Grandet, korkunç derecede cimri bir adamdır. Kasabada bir banker ailesiyle bir noter ailesi, onun tek mirasçısı olan kızı Eugênie'yi alabilmek için rekabet halindedir. Grandet'in Paris'te iflas eden kardeşi, çok sevdiği oğlu Charles'i korunması için bir mektupla ağabeyine gönderdikten sonra intihar eder. Charles ile Eugênie birbirlerini severler. Hiçbir geçim kaynağı kalmamış olan delikanlı para kazanmak için Hindistan'a gitmeyi, oradan dönünce de Eugênie ile evlenmeye karar verir. Hasis Grandet, delikanlıya yol harçlığından başka bir şey vermez. Eugênie, yılbaşlarında babasından alarak biriktirdiği altı bin frank değerindeki altınları, babasından habersiz Charles'e teslim eder. Grandet'in zulmü altında ezilen karısı, kahrından hastalanır ve ölür. Karısından kızına kalan mirası ölümünün ertesi günü Eugênie'ye imzalattığı bir senetle kendi üzerine çeviren Grandet de, seksen iki yaşında ölerek kızına büyük bir servet bırakır. Eugênie, Charles'ı beklemeye başlar. Fakat Charles, bambaşka bir adam olarak döner: Yolda tanıdığı bir asilzadenin kızıyla evlenerek onun adını almayı tasarlamıştır, babasının borcunu bile tanımaz. Eugênie, derin bir sevgi ile senelerce beklediği Charles'ın haysiyetini koruması için, amcasının borçlarını öder, senelerden beri kendine talip olan mahkeme başkanı ile evlenir, ondan dul kalır, büyük servetiyle hayır işleri görerek yalnız başına yaşar.]
FARELER VE İNSANLAR
Eserin Yazarı: John Steinbeck.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: Amerika.
Eserin Konusu: Geçici tarım işçilerinin hayatını iki arkadaşın (George, Lennie)
dayanışmasına bağlı olarak anlatır. Romanda geri zekâlı fakat iyi yürekli bir kürk fetişisti kontrol edemediği kaba gücü yüzünden katil olur. Dünyadaki tek arkadaşı onu linç edilmekten kurtarır. İki arkadaşın kurmayı hayal ettikleri çiftlik hayal olarak kalır.
Eser Hakkında: Eserin, Buruns'un "İnsanlarla fareler hiçbir zaman hayallerini gerçekleştiremezler" mısraındaki anlam üzerine yazıldığı söylenmektedir. Eser, roman-piyes tarzında yazılmıştır.
Robert Kanters şöyle der: "Eğer Hemingway'den tek bir kitap seçmem gerekseydi 'Silahlara Veda'yı, Steinbeck'ten ise 'Fareler ve İnsanlar'ı tercih ederdim. Biri son derece güçlü, kuvvetli ama aynı zamanda bunun farkına bile varmayacak derecede ahmak iki insanı, Allah'ın garibi iki ırgatı bağlayan dostluğu Steinbeck, Montaigne'in 'benim için o, o'nun için ben' diyen ve dedirtebilen tarzda böylesine ustalıkla işlenmiştir. Dünyayı saran yalnızlığa karşı dokunulmuş bir duvar halinde dikilen bir dostluktur bu. Ve öylesine dokunulmazdır ki, son anda bile, George, Lennie'yi -ürpertici derecede yumuşak bir merhametle- kendi elleriyle öldürmek isterken, bir tek kişi girmez araya... Hiçbir yerde bu kitapta olduğu kadar köy yaşantısıyla kökü çok derinlere inen insan trajedisi böylesine tabii ve başarılı bir şekilde birleşmemiştir. Ve hiçbir kitabında Steinbeck, bu kısacık hikâyesinde olduğu kadar duygu dolu insan yönünü bu derece ustalıkla işleyememiştir."
Edmond Wilson'a göre: "Steinbeck'in başlıca konusu, insanlığın düşünceli, hayal gücü olan, yapıcı yönleri değil, hatta hayvanların insanlara en hoş görünen tarafları bile değil, yaşama süresinin ta kendisi. Doğanın harcıâlem varlığında, canlı organizmalar boyuna yok edilmektedir. Onları yok eden belli başlı şeyler arasında karın doyuran ve üreyen yaratıkların kalımı için zorunlu olan sömürücü bir iştah ve boy ölçüşme içgüdüsü var. Bu öldürücü içgüdü. Fareler ve İnsanlar'daki mankafa Lennie'de nerdeyse masum bir duygudur; ne var ki Lennie, kendisinden daha ileri olan arkadaşından bu içgüdüye boyun eğmenin 'kötü' olduğunu öğrenmiştir. Lennie, içgüdüsüne karşı giriştiği savaşta yenilir."
Eserin Özeti: [George ve Lennie çiftliklerde dolaşarak işçilik eden iki arkadaştır. George ufak tefek, canlı, yanık tenli, keskin bakışlı bir adamdır. Lennie ise iri bir insandır. George ve Lennie iki zıt kutup oldukları halde aralarında büyük bir dostluk vardır. George akıllıdır, işini bilir. Tabiatı sever. Lennie ise fiziksel olarak güçlü ruhen çocuktur. Lennie'nin yumuşak bulduğu her şeyi okşama alışkanlığı vardır. İki arkadaş, Soledad kasabasının çiftliğinden bir iş haberi alırlar ve hemen yola koyulurlar. Patronun oğlu Curley'in karısı bu iki arkadaşla yakınlık kurmak ister. George ve Lennie'nin planı, çiftlikte tanıştıkları Candy ismindeki yaşlı adamı da yanlarına alarak kendilerine bir çiftlik satın almaktır. Üç kişinin hayali, kendi topraklarını işlemek, kimsenin emri altına girmemektir. Lennie Curley'in karısının saçları yumuşak olduğu için okşamak ister fakat onun nefessizlikten ölmesine neden olur. Oradan hızlıca kaçar. George çiftlik çalışanlarının onu vahşice öldürmelerini istemez ve onu bularak kendisi öldürür.]
FAUST
Eserin Yazarı: J. W. Goethe.
Eserin Türü: Tiyatro / dram.
Ülke: Almanya.
Eserin Konusu: Faust'un konusu, halk arasında yaşayan bir efsaneden alınmıştır. Aynı konu, daha önce İngiliz dram şairi Marlowe (1564-1593) tarafın-dan, Doktor Faustus (1588) adıyla yazılmıştır. Bu konuda daha başka eserler varsa da, en ünlüsü, Goethe'nin Faust'udur. Eser iki kısımdır. 1772'de yazılmaya başlanmış ve parça parça yayınlanmıştır (1790, 1808, 1831). İnsanla şeytan arasındaki mücadeleyi anlatan bir dramdır. Mefisto (şeytan), Tanrı'yla insanı (Doktor Faust'u) baştan çıkaracağına dair iddiaya girer, Faust'un karşısına çıkıp ona bütün dünya zevklerini tattırabileceğini söyler, Mefisto'nun yardımıyla Faust istediği her şeyi yapar. Sonunda Faust'un ruhu Tanrı tarafından kurtarılır.
GENÇ WERTHER'İN ACILARI [Genç Werther'in Izdırapları]
Eserin Yazarı: J. W. Goethe.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: Almanya.
Eserin Özellikleri-Konusu: Rousseau'nun Julie yahut Yeni Heloise adlı romanının tesiriyle yazılmış bir romandır. Mektup biçiminde yazılmış psikolojik bir romandır. Eser, bütünüyle, doğa betimlemeleri ve roman kahramanlarının hayalleri, ihtirasları, ateşli ve hüzünlü düşünceleri ile doludur. Kişiler, gerçek hayattan alınmıştır. Charlotte Buff, Goethe'nin 1772 baharında âşık olduğu Lot-te'den başkası değildir. Albert de Lotte'nin nişanlısı J.G. Christian Kestner'dir. Bunlar 1773 yılında evlenmişlerdir. Kestner'in günlüğü bunu apaçık göstermektedir. Kitabın sonundaki intihar sahnesini Goethe'ye esinleyen de Kestner olmuştur. Çünkü, Werther'i yazdığı sıralarda Kestner, Goethe'ye bir mektup yazmış, ona Jeruselam adındaki genç diplomatın intiharını anlatmıştır.
Eserin Özeti: [Werther, küçük bir şehirde Charlotte adındaki bir kızla tanışmış ve ona delice vurulmuştur. Ama bir süre sonra Charlotte'un Albert ile nişanlı olduğunu öğrenir. Albert dürüst bir insan sayılırsa da biraz böncedir. Werther, Albert'le dostluk kurmuştur. Albert, Werther'in duygularını bilmekte, ama onunla sevgilisini çok sıkı bir biçimde gözetlediğinden bu aşkta bir zarar görmemektedir. Bir süre sonra Charlotte'la Albert evlenirler de... Bu evlilik tatlı bir zehirden başka bir şey olmayan aşkın Werther'i daha da kemirmesine yol açar. Ama Werther bu arada Charlotte'un kendisini gizli bir aşkla sevdiğini anlamıştır. Bu yüzden de, her defasında Charlotte'u kavrayıp onu öpücüklere boğar. İki genç, zamanla birbirlerini saf bir aşkla severler. Ne var ki, sonradan yine umutsuzluğa kapılır ve dostlarına küçük bir yolculuğa çıkacağını söyleyip onlardan ayrılır. Werther çektiği acılara daha fazla dayanamayarak intihar eder.]
GERMİNAL 2024
Eserin Yazarı: Emile Zola.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: Fransa.
Eserin Özellikleri-Konusu: Germinal, işçi sınıfı (maden işçileri) mücadelesini destanlaştıran bir başyapıttır. Romanda, maden ocaklarındaki ağır ve tehlikeli çalışma koşulları, maden işçilerinin yoksulluğu, iç dünyaları, sevgileri ve mücadeleleri üstün bir anlatımla tasvir edilir. Zola'nın uzun süreli gözlemlere dayanarak ince ince ördüğü bu ölümsüz eser, tarih sahnesinde etkin bir özne olarak kendini duyuran proletaryayı, roman kahramanı olarak yeniden canlandırır. Acımasız sömürüyü adaletsizliği işçilerin yarattıkları değerden neden hiç pay alamadıkları gerçeğini, okurun suratına bir tokat gibi çarpar.
Eserin Özeti: [1860'larda, Fransa'nın kuzeyinde, sıradan bir gecede, genç ve işsiz bir adam olan Étienne, Montsou'ya yürümektedir. Burası, sömürüye, yoksulluğa ve ölüme terk edilmiş bir madenci kasabasıdır. Étienne, kasabanın geçim kaynağı olan maden ocağına inecektir. Ancak sermaye sahiplerinin giderek ağırlaştırdığı çalışma şartları, tüm kasaba halkını özgürlük ve ekmek için karşı konulmaz bir mücadeleye sürükleyecektir.]
GILGAMIŞ
Eserin Yazarı: Anonim.
Eserin Türü: Doğal destan.
Ülke: Sümer.
Eserin Özellikleri-Konusu: Ölümsüzlüğü arayan Sümer kralı Gılgamış'ın öyküsüdür. Destana konu olan kral Gılgamış MÖ 3000 yıllarının ilk yarısında Mezopotamya'daki Uruk kentinde hüküm sürmüştür. Ölümsüzlüğün ve bilginin peşindeki insanı yücelterek anlatan Gılgamış Destanı, günümüze kalabilmiş, bilinen en eski destandır. Gılgamış Destanı, Akat ve Sümer dillerinde yazılmış tabletlerden derlenmiştir.
GORİOT BABA
Eserin Yazarı: Honore de Balzac.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: Fransa.
Eserin Kişileri: Goriot, Anastasie de Restaud, Nucighen (Delphine), Eugene Rastignac...
Eserin Özellikleri-Konusu: Goriot Baba Balzac'ın en ünlü romanıdır. Eserde kızlarının nankörlüğüne rağmen onları sevmekten bir an geri durmayan, ölünceye kadar onlar için her türlü fedakârlığı yapan, hiçbir karşılık beklemeden her zaman kendinden veren bir insan tipini canlandırmıştır. Goriot adlı kişi aracılığıyla bir babanın evlatlarına duyduğu derin sevgiyi ve onun dramını işler.
Eserin Özeti: [Goriot Baba, kabasaba fakat iyi yürekli bir un tüccarıdır. Delphine ve Anastasie adında iki kızı vardır. Hayatında onların saadetinden başka hiçbir şey düşünmemektedir. Parası sayesinde, bir tanesini bir kontla, öbürünü de bir baronla evlendirmiştir. Her iki damat da bencil, kötü ahlaklı kimselerdir. Girdikleri kibar muhitinde babalarından utanan kızlar, Goriot'un parası tükenince, onu kendi yanlarında alıkoymayarak, Madame Vauquer'in pansiyonuna göndermişlerdir. İhtiyar adam, nankör, hoppa, müsrif kızlarına türlü fedakârlıklarla para yetiştirmeye çalışarak gittikçe sefalet içine düşer; nihayet günün birinde yine onların yüzünden ağır surette hastalanır. Aynı pansiyonda kalan hukuk talebesi Eugêne de Rastignac, kibar bir akrabası vasıtasıyla girdiği Paris'in en yüksek sosyetesinde başarı kazanma heveslerine kapılmış ve Goriot Baba'nın kızlarından birini de sevmeye başlamıştır. Hastalığı sırasında Gorioť'a yalnız Rastignac ile aynı pansiyonda kalan tıp talebesi Bianchon bakar. Kızları, davetli bulundukları bir baloya gitmeyi kaçırılmayacak bir fırsat bildikleri için babalarının yanına gelmezler; Goriot Baba da onların eğlenebilmiş olmalarından mesuttur. Fakat ertesi gün, ihtiyar adam kızlarını son defa görmek isterse de, kendine bakan iki talebenin bütün uğraşmalarına rağmen, onları getirmek mümkün olmaz. Goriot Baba yalnız başına ölür. Kibar damatlarının iki arabası, cenazeyi mezarlık kapısına kadar boş olarak takip eder.]
GULLIVER'İN GEZİLERİ
Eserin Yazarı: Jonathan Swift.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: İngiltere.
Eserin Özellikleri-Konusu: Eserde, gemilerde cerrahlık yapan Gulliver'in hayali dört ülkeye yaptığı gezi; oralarda neler gördüğü, başından neler geçtiği anlatılmıştır. Yazar, başka ülkeleri anlatma yoluyla, kendi memleketindeki insanların ve toplumun zaaflarını ve kötülüklerini yermiştir. Gulliver'in cüceler ve devler ülkelerine yaptığı ilk iki gezi eserin en ünlü bölümleridir.
Eserin Özeti: [Gulliver, 1699'da çıktığı birinci gezisinde, gemisi batınca yüzerek kıyıya çıkar. Yorgun bir halde uykuya dalar. Uyanınca her tarafından yere bağlanmış olduğunu anlar. Burası, 15 santim boyunda birtakım insanların yaşadığı Lilliput adlı bir memlekettir. Lilliputlular onu zin-cire vururlar; bir süre sonra, kendi hizmetlerinde çalışması şartıyla, serbest bırakırlar. Lilluput'un kuzeydoğusundaki Blefuscu Adası'nda yaşayan Blefusculuların Lilliput'u işgale hazırlandıkları haber alınınca Gulliver, imparatorun emriyle, Blefuscu donanmasını ele geçirip Lilliput'a getirir. İmparator, Blefuscu ülkesini kendi emrine bağlı bir eyalet haline sokup genel valiyle idare etme hırsına kapılır. Gulliver, özgür bir ulusun köle olmasına alet olmayı reddeder. Bunun üzerine, hükümdarla birkaç nazır onun aleyhinde birtakım entrikalar çevirmeye başlarlar; onu devlete karşı hıyanetle suçlandırırlar, gözlerini çıkarmaya karar verirler. Gulliver bu kararı öğrenince Blefus-cu'ya kaçar; orada dalgaların kıyıya attığı bir sandal bularak denize açılır, yolda rastladığı bir İngiliz gemisiyle memleketine döner. Gulliver, 1702'de çıktığı ikinci gezisinde Brobdingnag adlı bir yarımadaya düşer. Burada dev yapılı birtakım insanlar yaşamaktadır. İlkin bir çiftçinin eline geçer, para karşılığında halka gösterilir. Sonra kraliçe tarafından satın alınarak saraya girer. Krala Avrupa devletleri hakkında bilgi verir, onun eleştirmenlerini dinler. Birtakım maceralardan sonra yine bir İngiliz gemisi tarafından kurtarılarak memleketine döner. Eserin üçüncü ve dördüncü bölümlerinde de, Gulliver'in hayali iki ülkeye daha yaptığı gezi anlatılmıştır.]
GÜLİSTAN
Eserin Yazarı: Şirazlı Şeyh Sadî (ö. 1292).
Eserin Türü: Hikâye.
Ülke: İran (Fars).
Eserin Özellikleri-Konusu: Sadi'nin şiir ve düzyazı karışık olarak yazdığı didaktik ahlakî hikâyeler kitabıdır. Eser, bir ön söz ile sekiz bab (bölüm) şeklinde yazılmıştır. Birinci bölüm padişahların tutum ve davranışlarına (40 hikâye), ikinci bölüm dervişlerin ahlakına (48 hikâye), üçüncü bölüm kanaatin erdemlerine (29 hikâye), dördüncü bölüm (büyüklerin önünde) susmanın yararlarına (13 hikâye), beşinci bölüm aşk ve gençliğe (21 hikâye), altıncı bölüm güçsüzlük ve yaşlılığa (8 hikâye), yedinci bölüm terbiye ve eğitim etkisine (17 hikâye), sekizinci bölüm sohbetin genel kurallarına (hikmet, öğüt, latife, vaaz vb. başlıklar halinde 113 küçük pasaj) ayrılmıştır.
HAMLET
Eserin Yazarı: William Shakespeare.
Eserin Türü: Tiyatro / dram.
Ülke: İngiltere.
Eserin Özellikleri-Konusu: Dram türündeki eser 5 perdedir. Eserin çoğu nazımla, kimi yerleri nesirle yazılmıştır. Danimarka prensi Hamlet'in babasını öldüren amcası Ve372 373/401 den intikam almasını işler.
Eserin Özeti: [Hamlet, Danimarka prensidir. Amcası Claudius ile annesi Gertrude, elbirliği ederek babasını öldürmüşlerdir sonra da evlenerek tahta sahip olmuşlardır. Hamlet, bu cinayeti öğrenince öç almaya karar verir. Maksadını belli etmemek için işi deliliğe vurur. Saray Bakanı Polonius'u kral sanarak yanlışlıkla öldürür. Kuşkulanan kral, Hamlet'i görevle gönderiyormuş gibi görünerek öldürtmek üzere İngiltere'ye yollar. Hamlet, yolda durumu öğrenerek kaçar, yeniden Danimarka'ya döner, Polonius'un kızı ve Hamlet'in nişanlısı Ophelia, babasının ölümü ve nişanlısının kendisini bırakması üzerine çıldırarak ırmakta kendisini öldürür. Polonius'un oğlu Laertes, babasının öcünü almak için Danimarka'ya gelir; bir maç yarışmasında ucu zehirli bir meçle Hamlet'i yaralayıp öldürmek üzere kralla söz birliği eder. Yarışma sırasında dediğini yaparsa da oyunun kızıştığı sırada meçlerin değişmesi üzerine Hamlet de Laertes'i yaralar. Kraliçe Getrude, Hamlet için hazırlanmış olan zehirli şarabı yanlışlıkla içerek ölür. Zehirli meçle yaralandığı için öleceğini anlayan Laertes gerçeği açıklar. Hamlet, zehirli şarabın annesinden artan bölümünü krala içirir. Böylece, başlıca kahramanlar ölür.]
HERNANI
Eserin Yazarı: Victor Hugo.
Eserin Türü: Tiyatro / dram.
Ülke: Fransa.
Eserin Özellikleri-Konusu: Fransız şair ve yazar Victor Hugo'nun dram türündeki oyunudur. Hernani, 5 perdedir, nazımla yazılmıştır. Eserde zaman ve yer birliğine uyulmamıştır. Eser, klasiklerle romantikler arasında sert tartışmaya yol açmış, tartışmalar "Hernani Savaşı" olarak adlandırılmıştır.
Eserin Özeti: [Olay, 1519'da İspanya'da geçer. Yaşlı Don Ruy Gomez de Silva, genç ve güzel yeğeni Dona Sol de Silva'yı sever; onunla evlenme hazırlığı içindedir. Fakat Dona Sol, bir kan da-vası yüzünden İspanya kralı Don Carlos'u öldürmek için ant içip dağlara çıkmış bir kanun kaçağı olan Hernani'yi sevmektedir. Dolambaçlı bazı olaylardan sonra, Dona Sol ile Hernani evlenirlerse de düğün gecesi iki sevgili zehir içip kendilerini öldürmek zorunda kalırlar.]
İHTİYAR ADAM VE DENİZ
Eserin Yazarı: Ernest Hemingway.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: Amerika.
Eserin Özellikleri-Konusu: Romanda, insanın hayvanla ve doğa ile mücadelesi anlatılmıştır. Heminway'in, Nobel Edebiyat Ödülü'nü almasını sağlayan eserlerdendir.
Eserin Özeti: [Romanda Kübalı ihtiyar balıkçı Santiago, küçük sandalıyla balık avına çıktığı Okyanus'tan tam seksen dört gündür eli boş dönmüştür. Artık kısmetinin kapandığına inanmaktadır. Son çıkışında, oltasına o zamana kadar görülmedik büyüklükte, tam altı buçuk metre boyunda bir kılıçbalığı takılır. İhtiyar balıkçı, balığı yenip öldürene kadar üç gün üç gece uğraşır, sonra onu sandalının yanına bağlayıp dönmeye başlar. Fakat kan kokusunu alan köpekbalıkları sandalın peşine takılır, kılıçbalığının bütün etini koparıp kaçarlar. İhtiyar balıkçı, sadece balığın kocaman iskeletini getirebilir. Bu iskeleti görenler şaşırıp kalırlar. Buna rağmen ihtiyar balıkçı ertesi gün tekrar denize açılır.]
İKİ ŞEHRİN HİKÂYESİ
Eserin Yazarı: Charles Dickens.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: İngiltere.
Eserin Özellikleri-Konusu: İki Şehrin Hikâyesi, Paris ve Londra arasında gelişen olay kurgusuyla, tarihin en hareketli anlarından birinin, Fransız İhtilali'nin ekseni etrafında şekillenir. Edebiyat dünyasının "Dickens'ın en büyük tarihi romanı" olarak, tanımladıkları bu eseri, eserin yazarı Charles Dickens de: "yazdığım en iyi hikâye" diye tanımlamıştır. Fransız İhtilali ile terör döne-mi kargaşasında yaşamak zorunda kalan bir grup insanın özel yaşamlarını aktarırken dönemin acımasız toplumsal koşullarını da irdeler. Hapsedildiği Bastille Zindanı'ndan kurtarılan Doktor Manette ile iş işten geçmeden İngiltere'ye göndermiş olduğu kızının on sekiz yıl sonra buluşmaları ve Londra'da yeni bir yaşam kurmaları; sevgi, dostluk, özveriyle örülmüş bu yaşamın Paris'te gelişen ihtilal dalgasının haberleriyle gölgelenişi, iki şehri ile yansıtılıyor okuyucuya. Paris'teki karanlık günlerin karşısında Londra'daki aydınlık ve dingin günler yer alıyor. Ancak her iki şehir de karanlığın içinde umudu, aydınlığın içinde hüznü taşıyor.
İLAHİ KOMEDYA [Divina Comedia, Tanrısal Komedi]
Eserin Yazarı: Dante Alighieri.
Eserin Türü: Yapma destan / şiir.
Ülke: İtalya.
Eserin Özellikleri-Konusu: Terzarima şeklinde (aba, bcb, cdc) yazılmıştır. Eser, Cehennem (İnferno), Araf (Purgatorio) ve Cennet (Paradise) olmak üzere üç bölümden oluşur. Terzarima şeklinde yazılmış yüz kantodan (nağme) meydana gelmiştir; Cehennem 34, Araf 33, Cennet 33 kantodan oluşur. Cantolar "terzarima" adı verilen nazım biçimiyle, üçlü kıtalarla yazılmıştır. Bu biçim kafiye düzeni şöyledir: aba-cdc-ded... Bu eser 18 yılda tamamlanmıştır. 14233 dizedir. Eser, öbür dünyada Dante'nin yaptığı 7 günlük bir gezinin hikâyesidir. Eserin ana teması, insanlığa dini eğitimle ilahi duygular kazandırmaktır. İlahi Komedya, alegorik bir eserdir. Dante, hayat yolunun ortasında iken karanlık bir romanın (=fena hayat ve İtalya'nın karışıklığı) içinde yolunu kaybetmiştir. Sabaha karşı, üstünde gün ışığının parladığı bir tepeye (=temiz hayat) doğru yürür. Fakat bu sırada yolunu üç vahşi hayvan keser: bir pars (=heves), bir aslan (=gurur), bir kurt (=cimrilik). Dante korkar, o zaman karşısına Latin şairi Vergilius çıkar, ona kılavuzluk eder. Dante, Vergilius'un kılavuzluğuyla Cehennem'i ve Araf'ı dolaşır. Dante, karanlık bir ormanda yolunu kaybettiğini söyler, bu manzara o devirdeki İtalya'nın karışık sosyal ve siyasi durumunu sembolize eder.
Eserin Özeti: [Şair, Virgilius'le birlikte Cehennem ve Araf'ı dolaşır, sevgilisi Beatrice ile de Cennet'i dolaşır. Eser, Cehennem bölümü ile başlar, Cehennem'de dokuz tabaka vardır. Cehennem bölümünde tanrıtanımaz filozof ve şairler, şehvet tutkusuna yenilenler, lüks ve keyif düşkünü kişiler, hasisler, müsrifler, öfkeliler, dinden çıkmış olanlar, zalimler, katiller, hırsızlar, intihar etmiş kişiler, falcılar, dalkavuklar... yer alır. Arafta işlenen suça göre sekiz tabaka vardır. Kibirliler, kıskançlar, hasisler, müsrifler, öfkeliler, oburlar, şehvet düşkünleri Araf'ta çeşitli ceza ve azaba tabi tutulmuşlardır. Araf'ın son tabakası ruhların günahtan sıyrılıp Cennet'e uçma yeridir. Cennet dokuz tabakadan oluşur. Dokuzuncu katta Tanrı vardır. Gezilen bu yerlerdeki mutlu ve mutsuz insanlar anlatılır. Eserde Virgilius aklı, Betarice ise inançları temsil eder. Dante eserde insanın sembolüdür.]
İLYADA
Eserin Yazarı: Homeros.
Eserin Türü: Doğal destan / şiir.
Ülke: Yunanistan / eski Yunan.
Eserin Özellikleri-Konusu: Batı edebiyatının en eski örneği ve bütün zamanların en güzel şiirleri arasında sayılır. Truva Savaşı ve bu savaşta yer alan insanlarla ilgili söylenceleri dile getirir. Truva Savaşı, Akhalar (Yunanlılar) ve Truvalılar arasında gerçekleşmiş, savaş on yıl sürmüştür. Yaklaşık olarak MÖ 8. yüzyılda yazılan 24 bölümlük İlyada Destanı altılı ölçüyle yazılmış toplam 15 bin dizeden oluşur.
İŞLER VE GÜNLER
Eserin Yazarı: Hesiodos.
Eserin Türü: Didaktik şiir.
Ülke: Yunanistan / Eski Yunan.
Eserin Özellikleri-Konusu: Hesidos, bu eseri miras bölüşmesi yüzünden kardeşi Perses ile aralarında çıkan anlaşmazlık üzerine yazmıştır. Ozan, kardeşi Perses'e nasıl yaşaması gerektiğini öğretmeye çalışır. Verdiği öğütler, iki temel ilke çevresinde toplanmıştır: Adaletli olmak ve çalışmak. Eserde adaletin önemi; tarım işleri ve buna elverişli mevsimler; denizciliğe elverişli aylar ve günler; ayrıca, mutlu olmak için dinsel kurallara saygılı olmak, törelere uymak, uğurlu ve uğursuz günleri bilerek ona göre davranmak, vb. anlatılmıştır.
KALEVELA
Eserin Derleyicisi: Dr. Elios Lönnrot.
Eserin Türü: Doğal destan / şiir.
Ülke: Fin / Finlandiya.
Eserin Özellikleri-Konusu: Dr. Elios Lönnrot tarafından derlenmiş olan halk şarkılarından oluşur. Destanın işlenmesi Fin bilginleri tarafından üçe ayrılmıştır. Son aşamaya göre destan 22795 beyit ve 50 şarkıdan oluşmaktadır. Kalevela'yı meydana getiren şarkılar altı kahramanın etrafında toplanır: Saz şairi, demirci, maceraperest, avcı, demirbaş, köle.
KARAMAZOV KARDEŞLER
Eserin Yazarı: Dostoyevski.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: Rusya.
Eserin Özeti: [Fiodor Pavloviç Karamazov, nefsine düşkün, hasis, her türlü fenalığı işlemekten çekinmeyen bozuk ahlaklı bir adamdır. İlkin, arazi sahibi zengin bir kızla evlenmiş, kadının bütün servetini kendi üzerine çevirttikten sonra kaçmasına ve sefalet içinde ölmesine sebep olmuş, bu evlilikten Dimitri (kısaltılmış şekil Mitya) adında bir oğlu doğmuştur. Kederinden çıldırarak ölen ikinci karısından İvan ve Aleksi (kısaltılmış şekli Alyoşa) adlı bir oğlu vardır. Doğururken ölen kaçık bir kızdan da Smerdiyokov adlı gayrimeşru bir oğlu olmuştur. Aslında cömert ve temiz kalpli bir adam olan Dimitri, tutkularına ve hayvani içgüdülerine bağlı, türlü çılgınlıklar yapan bir subaydır. Yükseköğrenim görmüş olan İvan bir şüphecidir. Babasının evinde uşak dairesinde oturan ve evin aşçılığını yapan Smerdiyokov, bütün ruh hallerini inkâr eden saralı bir adamdır. Bütün bu insanlar içinde temiz, lekesiz, fedakâr ve dengeli tek insan olan Aleksi (Alyoşa), papazdır. Dimitri, Katerina (kısaltılmış şekil Katya) adlı soylu ve zengin bir kızla nişanlıdır. Parasızdır. Annesinden kalan mirası istediği için, babası Pavloviç ile arası açılır. Her ikisi de Grunişika adlı bir kıza tutkun olduklarından aralarındaki gerginlik büsbütün şiddetlenmiştir. Delikanlı, babasının Grunişika'yı para ile elde etmesi ihtimalinden korkmaktadır. Onun, kızla buluşup bulaşmadığını anlamak için geceleyin gizlice evin bahçesine girer, dönerken de ihtiyar uşak tarafından görülür. Oradan çıktıktan sonra Grunişika ile buluşur, birbirlerini sevdiklerini anlarlar, fakat ertesi gün Dimitri babasını öldürmüş olmakla suçlandırılarak yakalanır. Bütün deliller aleyhindedir. İvan, Dimitri'nin nişanlısı Katerina'yı sevmektedir; bu yüzden ağabeyinden nefret eder ve onun masum olduğunu tahmin ettiği halde, şüphesini içinde saklar; fakat cinayetin Smerdiyokov tarafından işlendiğini kesin olarak öğrenince, böyle bir şüpheyle iki aydan beri zaten vicdani rahatını kay-betmiş olduğu için, beyin kanamasına tutulur, mahkemede sayıklar gibi konuşması, tanıklığını kıymetsiz bırakır; cinayeti hiçbir iz bırakmadan işlemiş olan Smerdiyokov da o gece kendini astığı için, mahkeme gerçeğe erişemez, eldeki delillere dayanarak, Dimitri yirmi yıl Sibirya'ya sürülme cezasına çarptırılır. İvan, Katerina'nın evinde tedavi görür; Dimitri'nin masum olduğuna inanan kardeşi Alyoşa ile sevgilisi Grunişika, her türlü tehlikeyi göze alarak, büyük bir fedakârlıkla, onu
kaçırmak için plan hazırlarlar.]
KAYBOLMUŞ CENNET [Paradise Lost, Yitik Cennet]
Eserin Yazarı: John Milton.
Eserin Türü: Yapay destan / şiir.
Ülke: İngiltere.
Eserin Özellikleri-Konusu: Kaybolmuş Cennet, dinsel bir destandır. Eser, sanki Hristiyanlık inancının destanıdır, on iki bölümdür. Konusu Tevrat'tan alınmıştır. Kafiyesiz nazımla yazılmıştır.
Eserin Özeti: [İlk on bölümde, Şeytan'ın Tanrı'ya karşı çıkışı, Âdem ile Havva'nın cennetten kovuluşu, Âdem ile Havva'nın Şeytan'la mücadelesi anlatılır. On birinci bölüm, İsa Peygamber'in babasına yalvarması, Adem ile Havva'yı bağışlaması bölümüdür. Milton'un ve çağının Tanrı-Oğul-Kutsal Ruh anlatımındaki İsa üstünlüğü bütün büyüsüyle göz önüne serilir. Bunun üzerine Ådem ile Havva bağışlanırlar. Son bölümde bir mutluluk müjdesi verilir, Rafael geleceği anlatır. Âdem ile Havva'nın ileride gelecek bir kurtarıcının bu ilk günahını unutturup bağışlatacağı, o kişinin de İsa Peygamber olduğunu müjdeler. Âdem ile Havva bunun üzerine Cennet'ten ayrılırlar, fakat artık üzgün değildirler.]
KELİLE İLE DİMNE
Hint Masalları arasındadır. Eserin iki başkişisi Kelile ile Dimne, hayvanlar kralı bir aslanın buyruğu altında yaşayan iki çakalın adıdır. Olayların kahramanları hayvanlardır. Her bölüm başında Debşelim, filozof Beydeba'ya bir soru sorar, filozof da hayvanlardan örnekler vererek cevaplandırır. Eserde hayvan masalları ile hükümdarlara doğru yolu göstermek, yurt yönetiminde gerekli erdemlerin neler olduğunu öğretmek amacı göz önünde bulundurulmuştur.
KIZIL İLE KARA (Kırmızı ve Siyah] 2024
Eserin Yazarı: Stendhal.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: Fransa.
Eserin Özellikleri: Romanda yetenekli, köy çocuğu olan Julien Sorel'in yükselmek ve soylu olmak için Madam Renal'le aşk yaşaması, Mathilde adlı kız ile evlenmeye çalışması ve romanın sonunda idam edilmesi konu edilir. Kızıl ile Kara, bir ruhsal ve toplumsal kriz romanıdır. Realizm akımını yansıtan bir romandır.
Eserin Özeti: [Romanın başkahramanı Julien Sorel, oldukça yetenekli, cesur ve ihtiraslı bir köy çocuğudur. Babası kerestecilikle uğraşmaktadır. Hayatta başarılı olmak için ant içmiştir. Bir papazdan Latince ve din dersleri alır. Şehrin belediye başkanı Mösyö Renal'in çocuklarına Latince öğretmek için onun evine eğitmen olarak girer. O güne kadar gerçek aşkı tanımamış, temiz kalpli ve dindar bir kadın olan Madam Renal ile genç ve yakışıklı Julien Sorel arasında bir aşk başlar. Kadının kocasına imzasız mektuplar göndermesi üzerine Julien oradan ayrılmak zorunda kalır. Bir zaman sonra 378-379/401 Marquis de la Mole'ün kâtibi olur. Marki'nin son derece güzel ve aynı oranda mağrur kızı ile ihtiraslı Julien birbirlerini severler. Fakat aralarında bir zekâ ve gurur savaşı başlar. Kızını bir dük ile evlendirmeye hazırlanan Marki kızının ısrarı sonucu Julien'le evlenmelerine razı olur. Onlara bir servet bağışlar. Julien'e de bir asalet unvanı sağlar. Bir yandan da Madam Renal'den Julien hakkında bilgi ister. Madam Re-nal'in her şeyi olduğu gibi yazması üzerine evlilik planları altüst olur. Julien gider. Madam Renal'i kilisede tabanca ile yaralar. Hapse atılır. Burada Madam Renal'den başkasını sevmediğini anlar. Giyotinle idam edilir. Mathilde onun kanlı başını öper ve cesedini vasiyet ettiği yere gömdürür. Madam Renal de Julien'den üç gün sonra ölür.]
KRAL OİDİPUS
Eserin Yazarı: Sophokles.
Eserin Türü: Tiyatro / trajedi.
Ülke: Yunanistan / Eski Yunan.
Eserin Özellikleri: Kral Oidipus, Sophokles'in en olgun eseridir. MÖ 430'da oynanmıştır. Konusu mitologyadan alınmıştır.
Eserin Özeti: [Thebai kralı Laios'un karısı İokaste'den bir oğlu olur. Kâhinlerin haber verdiğine göre, bu çocuk, babasını öldürüp annesiyle evlenecektir. Laios bu müthiş felaketi önlemek maksadıyla, çocuğu ayaklarından bağlar ve öldürmesi için bir çobana verir. Çoban onu öldürmeye kıyamaz. Kithairon Dağı'na götürüp bırakır. Orada sürülerini otlatan başka bir çoban, çocuğu kurtarıp Korinthos kralı Playbos'a götürür. Çocukları olmayan kral ve kraliçe, onu evlat edinirler; ayakları yaralı ve şiş olduğu için Oidipus (=şiş ayaklı) adını verirler. Çocuk büyüdüğü zaman Apollon kâhini, ona babasını öldürüp annesiyle evleneceğini haber verir. Oidipus bu felaketi önlemek için saraydan kaçar, Thebai yakınında üç yol ağzında bir arabaya rastlar, yoldan çekilmesi için bağıran arabacıya kızıp kavga eder ve elindeki sopa ile arabacıya ve kendisine vurmaya kalkışan araba içindeki ihtiyar adama hücum eder. İhtiyar ölür. (Oidipus'un tanımadan öldürdüğü bu adam kral Laios'tur.) Laios'un yerine kayınbiraderi Kreon kral olur. O tarihlerde Thebai yolu üzerinde oturan Sfinks adlı bir canavar gelip geçenlere bir muamma sormakta, bilemeyenleri parçalamaktadır. Kreon, şehri bu canavardan kurtaracak olana Thebai tahtını vaat eder. Oidipus muammayı çözer, canavar hırsından kendini öldürür. Oidipus kral olur kraliçe lokaste ile evlenir, ondan iki erkek (Eteokles, Polyneikes) ve iki kız (Antigone, İsmene) çocuğu olur. Bir zaman sonra şehirde müthiş bir veba ve kıtlık başlar. Tanrı Phoibos (=Apollon)'un kâhinine başvurulur, Laios'un katilinin şehirden sürülmesi veya öldürülmesi gerektiği öğrenilir. Oidipus, katili araştırmaya girişir, kendisini öldürmek üzere dağa götüren çobanın itirafları üzerine hakikat meydana çıkar, kraliçe İokaste intihar eder, Oidipus onun elbisesinden kopardığı altın iğnelerle gözlerini oyar ve şehirden çıkıp gitmeye karar verir.]
KURTARILMIŞ KUDÜS [Gerusalemme Liberata]
Eserin Yazarı: Tasso.
Eserin Türü: Yapay destan / şiir.
Ülke: İtalya.
Eserin Özellikleri: İtalyan şair Tasso (1544-1595) tarafından yazılan yapma destandır. Birinci Haçlı Seferi'nde Kudüs'ün alınışını anlatan bir destandır. 20 "canto"dan (nağme, türkü) meydana gelmiştir.
Eserin Özeti: [Birinci Haçlı ordusu Antakya'yı aldıktan sonra Godefroi de Boullon'nun komutası altında Kudüs üzerine yürür. Armida isimli büyücü bir kız birçok Hristiyan şövalyesini esir eder ve böylece Haçlı ordusunu zor duruma sokar. Şövalye Tancredi, Müslüman savaşçı kız Clorinda'ya âşık olur, fakat bir vuruşma sırasında tanımadan onu öldürür. Antakya kralının kızı Müslüman Ermina, Tancrde'yi sever ve Tancredi savaşta yaralandığı zaman onu tedavi eder. Büyücü Armida'nın esir ettiği şövalyeler kurtulup orduya dönerler, son savaş başlar, Kudüs alınır.]
MACBETH
Eserin Yazarı: William Shakespeare.
Eserin Türü: Tiyatro / dram.
Ülke: İngiltere.
Eserin Özellikleri: İktidar hırsını konu alan oyunda, kral olabilmek için cinayet işleyen Macbeth'in ölümle biten hikâyesi ele alınır. Macbeth'te mevki tutkusu canlandırılmıştır.
Eserin Özeti: [İskoç kralı Duncan'ın yeğeni ve kral ordusunun komutanı Macbeth ile öteki komutan Banquo, Norveç'le yapılan savaştan dönerlerken yolda üç cadıya rastlarlar. Cadılar Mac-beth'e kral olacağını; Banquo'ya da kendisinin kral olmayacağını fakat soyundan krallar geleceğini bildirirler. Kral Duncan, Macbeth'in şatosuna misafir gelir. Mevki tutkusuna kapılmış olan Macbeth, karısı Lady Macbeth'in de kışkırtmasıyla, kralı öldürerek tahta geçer, sonra da kendisi için tehlikeli olduğu kimseleri ortadan kaldırmaya başlar; Banquo'yı ve daha başkalarını öldürtür. Macbeth, işlediği cinayetlerin etkisiyle bunalım geçirmeye başlar. Gözüne Banquo'nun hayaleti görünür, kulağına sesler gelir. Lady Macbeth de, geceleri uykuda dolaşmaya ve sayıklamaya başlar. Macbeth, sihirbaz Hecat'a başvurur, anadan doğmuş kimse tarafından kendisine zarar verilemeyeceğini ve Birnam ormanı yürümedikçe de yenilmeyeceğini öğrenerek teselli bulur. Ölen kralın oğlu ile Banquo'nun oğlu ve kurtulabilen kişizadeler İngiltere'ye kaçıp kraldan yardım istemişler ve toplanan İngiliz ordusuyla İskoçya üzerine yürümüşlerdir. Sayılarını belli etmemek için askerler Birnam ormanından kestikleri dalları önlerine alarak yürürler. Macbeth, bunu ormanın yürüyüşü gibi görür. Çarpışma sırasında karşısına çıkan kişizadenin ana karnından vaktinden önce ameliyatla alınmış olduğunu da öğrenince bütün maneviyatı kırılır, vuruşur ve ölür.]
MADAME BOVARY 2024
Eserin Yazarı: Gustave Flaubert.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: Fransa.
Eserin Özellikleri: Emma Bovary'nin kocası Charles Bovary'i Leon adlı bir gençle aldatması ve romanın sonunda intihar etmesi konu edinilmiştir. Roman, realizm akımının ilk başarılı örneği kabul edilir.
Eserin Özeti: [Madame Bovary, kahramanı romantik, kendisi realist bir eserdir. Charles Bovary, yeteneksiz, kaba saba, kadın ruhundan anlamayan, binbir güçlükle elde ettiği diplomasıyla Ruen kasabasında doktorluk yapmaktadır. Burada hastalarının birinin çok güzel kızı Emma ile evlenir. Emma hayalperest ve aklı başka hayatlarda olan bir kızdır. Yaşadığı hayatın tekdüzeliğinden sıkılmaktadır. Kocası daha renkli ve heyecanlı bir hayat bulma arzusu ile başka bir kasabaya yerleşir. Madame Bovary burada bir noter kâtibi olan Leon tarafından sevildiğini anlar. Bu durum onu heyecanlandırır. Leon'un çekingenliği bu ilişkinin ilerlemesini engeller. Fakat civarda bir malikânede oturan Rodolphe, Emma'yı ağına düşürür. Kadın iffetini kaybeder. Kocasından ayrılmayı düşünür. Bu arada Rodolphe izini kaybettirir. Emma bu darbenin etkisiyle beyin hummasına yakalanır. İyileşince artık eski sıkılganlığı kalmayan noter kâtibi Leon'la yeniden karşılaşır. Aralarındaki ilişki ilerler. Lüks yaşamak tutkusu ve kocasından gizli yaptığı borç ve harcamalar Emma'yı içinden çıkılmaz bir duruma sürükler. Büyük bir ümitsizlik içinde kendisini arsenikle zehirleyerek intihar eder. Kocası Charles Bovary de bir süre sonra kederinden ölür.]
MÜFETTİŞ
Eserin Yazarı: Gogol.
Eserin Türü: Tiyatro / komedya.
Ülke: Rusya.
Eserin Özellikleri: Müfettiş'in konusunu da Gogol'e, başka bir Rus sanatçı olan Puşkin vermiştir. Eser, 5 perdedir. Nesirle yazılmıştır. Olay, Rusya'da, XIX. yüzyılın ilk yarısında bir ilçede geçmektedir. Yazar, İtiraflar adlı kitabında, bu oyun için: "Rusya'daki rezaletleri bir araya toplamak, halkı onlara bir defa da güldürmek istedim." demiştir. Eser, 1836'da oynanmış ve çok büyük bir ilgiyle karşılanmıştır. Müfettiş dünya edebiyatının en ünlü komedi ürünlerinden sayılmaktadır.
Eserin Özeti: [Bir ilçede bütün memurlar görevlerini kötüye kullanmakta ve işlerine karşı ilgisiz davranmaktadırlar. Hükümet merkezinden bir müfettişin "gizli talimatlarla ve kendini tanıtmadan" geleceğini haber alınca telaşa kapılırlar. Bu sırada kasabanın otelinde Hlestakov adında, Petersbug'lu bir memurun hiç para vermeden, veresiye yiyip içip oturduğu öğrenilince, herkes onu "müfettiş" zanneder. Oysa Hlestakov, boş kafalı, züppe, parasını har vurup harman savuran bir delikanlıdır. Kumarda bütün parasını kaybettiği için otele para vermemekte ve oradan ayrılamamaktadır. İlçenin kaymakamı Hlestakov'u otelden alıp kendi evine misafir eder. Hlestakov, kendisini ziyarete gelen bütün memurlardan ve kaymakamı şikâyete gelen memurlardan "borç" adı altında para alır. Kaymakamın kızıyla nişanlanır ve kasabadan ayrılır: Kaymakam kızının sahici müfettişle nişanlandığını zannederek tüccarlardan daha çok rüşvet almayı tasarlar. Nişanı tebrik için bütün misafirlerin salonda toplandığı bir sırada Hlestakov'un posta müdürü tarafından açılan bir mektubu okunur, adamın müfettiş olmadığı anlaşılır; bu sırada salona giren jandarma, "Hükümdarın özel emriyle Petersburg'dan bir memurun geldiğini" haber verir, herkes dehşet içinde donakalır.]
NİBELUNGEN [Nibelungenlied]
Eserin Yazarı: Anonim.
Eserin Türü: Doğal destan.
Ülke: Almanya.
Eserin Özellikleri: Alman efsanesinin cücelerinden soylanmış olanlar, cüceler kralı Nibelunge'nin (Niflungen) adı üzerine gelmiş ve MS 1200 yılların sonuna doğru yazılmış Alman destanıdır. Des-tan iki bölümden oluşmaktadır: Siegfreid'in Ölümü ve Kriemhild'in Öcü.
NOTRE DAM'IN KAMBURU (Notre Dame de Paris)
NOTRE-DAMEIN KAMBURU
Eserin Yazarı: Victor Hugo.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: Fransa.
Eserin Özellikleri: Roman, kambur Quasimodo'nun Çingene kızı Esmeralda'ya âşık olup onu kaçırması üzerine kuruludur. Frollo adlı papaz romanın diğer önemli kişisidir. Olay, Ocak 1482'de geçer.
Eserin Özeti: [Quasimodo", Paskalya'dan sonraki ilk pazara verilen addır aslında. XX. yüzyılda Paris'in Notr-Dame kilisesinin ön avlusundaki kerevete, kimsesiz bebekler bırakılırdı. Başrahip Frollo, böyle bir günde bulduğu sakat bebeği himayesine aldı ve ona Quasimodo adını verdi. Onu büyüttü ve ona zangoçluk işini verdi; ancak çanın sesi altın kalpli Quasimodo'nun giderek sağır olmasına yol açar. Quasimodo, koruyucusu kabul ettiği Frollo'ya büyük bir sevgi ve bağlılık duyarak büyür. Oysa başrahip, karanlık iç dünyasına hapsolmuş, dizginleyemediği nefretinin pençesinde kıvranan biridir. Hayatı çanlar ve Notr-Dame kilisesinden ibaret olan Quasimodo, güzeller güzeli çingene kızı Esmeralda'ya, ilk görüşte büyük bir aşkla vurulur. Ne var ki başrahibin gözü de Esmeralda'dadır. Esmeralda'nın dünyasındaysa Yüzbaşı Phoebus'ten başka hiç kimseye yer yoktur. Artık sevgi ile nefretin, iyilik ile kötülüğün kıyasıya mücadelesidir yaşanan. Victor Hugo, olayları ince ince ördüğü Notre-Dame'ın Kamburu adlı ünlü eserinde, insan hayatında kaderin yerini de sorgulamış, kaleme alındığından bu yana birçok sanat eserine, özellikle de filmlere esin kaynağı olan muhteşem bir roman çıkarmıştır ortaya. Notre-Dame'ın Kamburu aynı zamanda Paris kentinin romanıdır. Hugo, şehrin o dönemini adım adım, duvar duvar, tarih tarih, o olağanüstü zengin diliyle anlatmış, Paris'in diğer karakterlerden rol çalmasına yol açmıştır.]
OBLOMOV
Eserin Yazarı: Gonçarov.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: Rusya.
Eserin Özellikleri: Tembelliği bir sanat haline getiren Oblomov Rus romanında "lüzumsuz adam" tiplemesinin ölümsüz örneklerinden birini oluşturur. Orta yaşlı toprak sahibi Oblomov işinden ayrılmış, tüm arkadaşlarını etrafından uzaklaştırmış, borca batmış ve bütün dünyevi işleri yatağından görmeye başlamıştır. Her bir köşesi dökülmekte olan dairesinde kendisi kadar tembel uşağıyla birlikte kayıtsızlık içinde yaşayan bu miskin asilzade, değişime ayak direyerek işlevsizleşmiş bir sınıfın sembolüdür. Rus toplumuna özgü bu tipleme Gonçarov'un kaleminden çıktığı günden beri toplumun içine karışmış, "Oblomovluk" sözcüğünü günlük dile kazandırmıştır. Oblomov, 19.yüzyıl sonunda açmaza giren toprak sahiplerinin güldürüsünü ortaya koyar.
ODYSSEIA (ODESSA)
Eserin Yazarı: Homeros.
Eserin Türü: Doğal destan / şiir.
Ülke: Yunanistan / eski Yunan.
Eserin Özellikleri: Destana adını veren kahraman Odessa / Odeyseus'un diğer adı Ulysses'tir. İlyada Destanı'nın devamıdır. İlyada, savaşın onuncu yılında olup bitenleri anlatır, Odysseia'nın öyküsü daha sonra, uzun savaşın bitiminde tüm Yunanlı kahramanlar evlerine dönerken başlar.
Eserin Özeti: [Odysseus ile arkadaşları fırtına ile ilkin Thrakia kıyılarına düşer, orada vahşi Kikonlarla dövüşürler, ikinci bir fırtına ile Lolophaglar (=Lotus-yiyenler) memleketine düşerler, insana yurdunu unutturan lotus meyvesinden yiyen üç arkadaşlarını zorla gemiye bindirerek oradan uzaklaştırırlar; Kykloplar (=tek gözlü devler) ülkesine varırlar ve Poseidon (=deniz tanrısı)'un oğlu olan tek gözlü dev Polyhemos'un mağarasına bilmeyerek girerler, Polyhemos mağaranın kapısını bir kaya ile kapayarak girenlerin altı tanesini yer; Odysseus ile arkadaşları devi sarhoş edip ateşte kızdırdıkları bir kazıkla onun tek gözünü çıkardıktan sonra koyunların altına saklanarak güç hal ile oradan kaçabilirler; bu sefer de insan eti yiyen ve Laistrigon denen devlerin memleketine düşerler, oranın kayalık kıyılarında bütün gemileri parçalanır. Odysseus sağlam kalan bir tek gemiyle Aia Adası'na varır, orada güzel büyücü kadın Kirke ile yaşar; daha birtakım maceralar-dan sonra gemisi batar, bütün yol arkadaşları ölür; kendisi tutunduğu bir direk parçasıyla dokuz gün deniz üstünde çalkalandıktan sonra Atlas (= gök kubbeyi omuzlarında taşıyan dev)'ın kızı Kalypso'nun elinden kurtulur, kendi yaptığı bir salla yine bir deniz kazası geçirdikten sonra, Phaiakların memleketi Skheria Adası'na çıkar, kralın sarayında saygı ile karşılanır, onlara başından geçenleri anlatır; nihayet Phaiaklar onu bir gemi ile İthaka'ya götürürler. Odysseus'un bulunmadığı yıllarda yakın adaların beyleriyle kralların oğullarından bir sürü genç, onun sadık karısı Penelope'ye talip olmuş ve Odysseus'un sarayına yerleşerek yiyip içmeye başlamışlardır. Kocasını tam yirmi yıl sabırla bekleyen Peneloe, talipleri bir hile ile oyalamaya çalışmış, kayınbabası Laertes için dokumakta olduğu kefenlik bezi bitirdikten sonra onlardan birini koca olarak seçeceğini söylemiş, fakat gündüzleri dokuduğunu geceleri sökerek işi uzatmış; hizmetçi kızlardan birinin haber vermesi üzerine talipler, içlerinden birini seçmesi için Penelope'yi zorlamışlar, Penelope de Odysseus'un yayını gerip de on iki halkanın içinden bir ok geçirene varabileceğini söylemiştir.. İşte bu sırada, İthaka'ya kavuşan Odysseus ile, onu aramak için çıktığı uzun yolculuktan dönen oğlu Telemakhos buluşurlar, talipleri öldürmeye karar verirler. Odysseus tanınmamak için dilenci kılığına girer, yalnız kendisinin gerebileceği yayı boş yere germeye çalışan taliplerin arasına karışır, bir ara yayı eline alarak oku halkalardan geçirir, sonra da taliplere dönüp hepsini öldürür. Bu iş bittikten sonra kim olduğunu karısına ve uşaklarına bildirir ve yeniden yurdu İthaka'ya kral olur.]
OLIVER TWIST
Eserin Yazarı: Charles Dickens.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: İngiltere.
Eserin Konusu: Oliver Twist Londra yakınlarındaki yoksullar evinde dünyaya gelir. Çok zor şartlar altında yoksulluk içinde yaşar. Bir gün kimsesiz çocuklara hırsızlık yaptıran bir sokak çetesinin eline düşer. Oliver'in bu çetenin elindeki maceraları romanın konusunu oluşturur. Komedi ögeleri de içeren romanda, toplumsal kötülüğün ve ahlak düşkünlüğünün eleştirisi daha çok önem taşır. Zenginlerin ikiyüzlülüğü ve yoksulluğun insan ruhunda açtığı derin yaraları, son derece etkileyici bir üslupla anlatan Oliver Twist, dönemin Londra yaşamından yola çıkarak toplumsal eleştiriye yönelmiştir. Öte yandan, hem bu dünyanın horlananlarını var gücüyle savunan hem de sürükleyiciliğini sonuna kadar yitirmeyen bir serüven romanıdır.
Eserin Özeti: [Oliver Twist, düşkünler evinde dünyaya gelmiş bir yetimdir. Daha fazla yemek isteme cesareti, kapının önüne konmasına yol açar. Hayatta yapayalnızdır artık. Bir cenaze levazımatçısının yanına girer. Orada da kötü muamele görünce kaçar ancak bu kez de yankesici Fagin ve çetesinin eline düşer. Yeraltı dünyasının acımasız ortamında korkunç Fagin'in pençesinden kurtulmak için akıl almaz serüvenlere atılan Oliver'ı hiç ummadığı bir gelecek beklemektedir...]
OS LUSIADAS [Lüzitanyalılar]
Eserin Yazarı: Luid de Camoes (Camoens).
Eserin Türü: Yapay destan.
Ülke: Portekiz.
Eserin Konusu: 1524-1580 yılları arasında yaşayan ve maceralı bir hayat süren şair, Portekiz asıllı Luid de Camoes (Camoens) tarafından yazılmıştır. Destan, Portekiz'in şanlı devirlerini işlemiştir. Vaska do Gama'nın Ümit Burnu'na ve Hindistan'a yaptığı seferi çok güzel tasvirler ve akıcı bir söy-leyişle anlatır. Arada, üçüncü ve dördüncü bölümlerde Portekiz'in Manuel Devri'ni de içine alan tarihi sıkıştırılır; o devrin tarihi anlatılır. Son bölümünde ise on altıncı yüzyıl Portekiz'inde olayların geçtiği üç kıta, Moluk Adaları'ndan Brezilya'ya kadar olan toprakları tasvir edilir. Destan on bölümdür.
ÖLÜ CANLAR
Eserin Yazarı: Gogol.
Eserin Türü: Roman.
Ülke: Rusya.
Eserin Konusu: Ölü Canlar romanı Gogol'ün en önemli eseridir. Konusunu Puşkin'den almıştır. Birinci cildi tam olarak yayınlamış; ikinci cildi iki defa yazmış, her ikisini de, geçirdiği ruhsal bunalımlar sırasında yakmıştır (1845,1852).
Godot’yu Beklerken, eylemsizliklerine yenilmiş insanların, Godot adında ne olduğu bilinmeyen bir kimse veya "şeyi" beklemelerini konu alan, Vladimir ve Estragon adlı karakterleri olan en önemli absürt tiyatro eserlerinden biridir.
.
MÖ V. yüzyılda yaşayan, koroyu çoğaltan ve Kral Oidipus, Elektra, Antigone gibi tragedyaları yazan sanatçı Sophokles’tir.
.
Vergilius’un Aeneis destanını örnek alan, Cehennem, Araf ve Cennet’te geçen alegorik anlatımlı eser Dante’ye ait olan İlahi Komedya adlı eserdir.
.
Kayıp Zamanın İzinde adlı seri romanında geçmiş zamanı bireysel dünyasından ele alan Fransız romancı Marcel Proust’tur.
.
Servetifünun romancıları realizm, natüralizm akımlarından etkilenmiştir. Buna göre, Gustave Flaubert, Emile Zola, Stendhal, A. Daudet bu akımın temsilcileri arasındadır fakat Goethe romantizm akımının temsilcisidir; Servetifünun romancıları Goethe’nin etkisinde kalmamıştır.
.
Aile, terbiye, insanların birbirlerine karşı hileleri ve haksızlıkları, zor kazanan, fakir ve mustarip halkın hayatı gibi konularda eserler veren ve David Copperfield, Oliver Twist, Antikacı Dükkânı, İki Şehrin Hikâyesi, Büyük Umutlar gibi eserlerin yazarı Charles Dickens’tır.
.
Don Kişot adlı eseriyle roman türünü başlatan sanatçı İspanyol yazar Cervantes’tir. Bu romanın konusu şöyledir: “İspanya’nın Mancha bölgesinde yaşayan Alonso Quijiano (Don Kişot) adlı bir köy asilzadesi, kafasını -deli oluncaya kadar- şövalye romanslarıyla doldurur. Elli yaşına geldiğini unutarak romanslardaki gibi devlerle ve haksızlıklarla savaşan bir şövalye olmaya karar verir.”
.
Cimri, Tartuffe, Kibarlık Budalası gibi komedilerin yazarı olan ve Scapin’in Dolapları adlı eseri, Ali Bey tarafından Ayyar Hamza adıyla dilimize uyarlanan sanatçı Moliere’dir.
.
Verilen şiir bir fabldır, bunu şiirdeki “tilki” karakterinden ve şiirin sonundaki öğütten anlayabiliriz. Buna göre, seçeneklerde geçen La Fontaine, Fransız edebiyatının dünyaca tanınmış fabl yazarıdır ve verilen eser ona aittir.
.
Gulliver’in Gezileri adlı romanı, İngiliz romancı Jonathan Swift’e aittir.
.
Üç Kuruşluk Opera, Alman tiyatro yazarı Bertolt Brecht'in yazdığı ve besteci Kurt Weill'ın müziklerini bestelediği müzikal tiyatro oyunudur.
.
19. yüzyılın diğer büyük oyun yazarları gibi romantik, bireyci ve anarşist bir dünya görüşünün etkisinde yapıtlar vermiş olan Ibsen, yazdığı eleştirel gerçekçi oyunlarda toplum bireylerinin yanılsamalarını, nevrotik ve ruhsal çalkantılarını açığa sermiş; bireyin boşa çıkan yaşam uğraşını, toplumun dış yüzü ile iç yüzü arasındaki karşıtlığın yol açtığı çelişkilerin üstesinden gelemeyişini irdelemiştir.
.
Isabella, Ahlaksız, Dar Kapı, Kır Senfonisi adlı eserlerinde anti roman tarzını yansıtarak modern romanın öncüsü olan Fransız romancı Andre Gide’dir.
.
Verilen parçada geçen “Yarattığı yeni tiyatro türü -komedya- yol gösterici mesajlarla doludur.” ifadesi sorunun çözümündeki en önemli ipucudur çünkü komedya türünü ortaya çıkaran sanatçı Aristophanes’tir.
.
Denemelerinde ve felsefi eserlerindeki fikirleri nedeniyle çağdaş dünyaya özgü bilimsel tutumun öncüsü sayılan sanatçı, İngiliz deneme yazarı Francis Bacon’dur.
.
Robinson Crusoe adlı eseriyle İngiliz edebiyatında roman türünü başlatan sanatçı Daniel Defoe’dir.
.
Yanlışlıklar Komedisi, Windsorlu Şen Kadınlar, Macbeth, Romeo ve Juliet, Hamlet, Othello gibi tiyatrolar Shakespeare’e aittir.
.
Yabancı, Veba, Düşüş gibi pek çok eserinde yabancılaşma, nihilizm, hayatın absürtlüğü gibi kavramları ele alan sanatçı Albert Camus’dur.
.
Kaybolmuş (Kaybolan) Cennet adlı eser İngiliz sanatçı John Milton’a aittir. Corneille ise 17. yüzyılda yaşamış, klasisizm temsilcisi olan Fransız tragedya sanatçısıdır. Gustave Flaubert ise yazdığı Madame Bovary adlı romanla realizm akımını başlatmıştır.
.
Bazarov adlı karakter üzerinden nihilizm felsefesi anlatılan ve Turgenyev’e ait eser Babalar ve Oğullar adlı romandır.
.
Genç Kader Tanrıçası, Eski Dizeler Albümü gibi ilk şiirlerinde sembolizmin etkisinde olan, Büyüler adlı eserinden itibaren ilhamı değil zekayı; dokunaklı, duygusal şiirleri değil zihinsel süreçleri ve aklı öne çıkaran şair Paul Valery’dir.
.
Hamlet, Macbeth, Hamlet, Otello, Kral Lear gibi eserleri tiyatro türünün en görkemli eserleri olarak kabul edilen, tiyatro dışında soneler de yazan sanatçı Shakespeare’dir.
.
Lirik şiirin ilk önemli temsilcisi Sappho’dur. Onun şiirlerinden günümüze bazı parçalar kalmıştır.
.
Parnasizm akımının tanınmış şairlerinden olan Francois Coppee Tevfik Fikret üzerinde etkili olmuş şairlerden biridir. Kutsal Eşya Kutusu, Modern Şiirler, Sürgün Kadın ona ait şiir kitaplarıdır.
.
Oliver Twist, David Copperfield, Büyük Umutlar, İki Şehrin Hikâyesi gibi eserlerin sahibi İngiliz roman yazarı, XIX. yüzyılda yaşamış olan Charles Dickens’tır.
.
Modern Rus edebiyatının kurucusu ve Çingeneler, Kafkas Esiri, Yevgeni Onegin adlı eserlerin sahibi sanatçı Aleksandre Puşkin’dir.
.
Yarattığı anlatımla tüm dünyada kendi adıyla anılacak olan hikâye tarzını başlatan, Martı, Vanya Dayı, Vişne Bahçesi, Üç Kız Kardeş gibi tiyatroları yazan sanatçı Anton Çehov’dur.
.
Anna Karanina, İtiraflarım, İvan İlyiç’in Ölümü, Sergey Baba, Diriliş, Savaş ve Barış adlı romanların yazarı Tolstoy’dur.
.
Epik tiyatronun kurucusu olan ve Adam Adamdır, Hitler Rejiminin Korku ve Sefaleti, Galilei’nin Yaşamı, Cesaret Ana ve Çocukları, Kafkas Tebeşir Dairesi gibi eserlerin yazarı Alman tiyatro yazarı Bertolt Brecht’tir.