Fecr-i Âti Encümen-i Edebisi
(1909-1912)
Fecr-i Âtî Encümeni 11 Şubat 1325'te kurulur (Hicri Takvim'e göre). Encümen bir beyannameyle ilkelerini, amaçlarını ve üyelerini duyurur. Encümen üyeleri dönemin dergilerinde edebî ürünlerini yayımlar. Bunlarda "sanat şahsî ve muhteremdir" ilkesine sadık kalmaya çalışır. Bu ilkeyle onlar, hem edebî eserin özel yapısının, estetik değerinin olduğunu savunurken hem sanatçıyı neyi, nasıl işleyeceği noktasında serbest bırakır. Encümen Batı'daki edebî okullar gibi çeşitli mekânlarda edebî sohbetler yapar, edebî ürünleri tartışır, encümene üye kaydeder, iki kez üst üste toplantılara katılmayanların üyeliklerini düşürür, başkan seçer. Encümen kadar dört başkan değiştirir. Encümeninin bu faaliyetlerinin amacı II. Meşrutiyet'le popülariteye ve gündelik ucuz siyasî konulara yönelen edebiyata tekrar estetik duyuş ve düşünüş kazandırmaktır. Bu nedenle onlar, ürünler yayınladıkça dönemin edebiyat muhitinde tepkiler alır. Bunlara cevap verdikçe encümenle diğer edipler arasında polemikler yaşanır. Encümen edebî faaliyetlerini yürütürken Osmanlı'nın Batı devletleri tarafından paylaşılmak istenmesi, edebiyatı millî bir karaktere büründürür. Bu da "sanat şahsî ve muhteremdir" ilkesini benimseyen encümeni olumsuz yönden etkiler. Bu nedenle encümen üyelerinin bir kısmı, millî bir edebiyatı savunan ediplere katılır. Ayrıca encümenin sanatkârı; neyi, nasıl işleyeceği noktasında serbest bırakması onun dağılışını kolaylaştırır. Bu nedenle Ağustos 1328'den sonra encümeninin tamamen dağıldığı görülür. Fecr-i Âtî Encümeni üç yıl gibi kısa bir sürede önemli edebî eserler ortaya koyar. Ayrıca Cumhuriyet dönemi edebiyatında önemli ediplerin bir kısmı Fecr-i Âtî Encümeni 'nde ve onun çevresinde yetişir. (Şen, C. (2012). Fecr-i Âti Encümen-i Edebisi (1909–1912) (Yayımlanmamış yüksek lisans tezi). Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Yeni Türk Dili ve Edebiyatı Bilim Dalı.)
FECRÎ ÂTİ DÖNEMİ
II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte II. Abdülhamid döneminde faaliyetlerini yeraltında sürdüren mecmua ve gazeteler yer yüzüne çıkar. Gerek bu mecmua ve gazetelerde tefrika edilen, gerekse kitap olarak yayınlanan edebi eserler gündelik, ucuz siyasi ve toplumsal konuları tem edinir. İşte Fecr-i Ati Encümeni bu ortamda kurularak edebiyatın belirli bir üst düzey duyuş ve düşünüş estetiği olduğunu hatırlatır. Fecr-i Ati şair ve yazarları başlangıçta II. Abdülhamid aleyhtarı İttihad ve Terakki Fırkası sempatizanıdır. Lakin encümen üyesi Ahmet Samim’in öldürülüşü Fecr-i Ati ile İttihad ve Terakki Fırkası’nın arasını açar. Fecr-i Ati de edebiyatta yeniliği savunduğundan II. Meşrutiyet yıllarında çeşitli grupların hedefi haline gelir. Fecr-i Ati ediplerinin toplandıkları Hilal Gazetesi baskına uğrar. Hâlbuki onlar dönemin siyasi karışıklığından daima uzak kalmaya çalışır. Fecr-i Ati Encümeni, bünyesine topladığı yirmi dört şair ve yazarıyla neredeyse II. Meşrutiyet dönemi edebiyatını tek başına temsil eder. Bu yazar ve şairler daha sonra Millî Edebiyat ve Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatının önemli isimleri olur. (Şen, C. (2008). FECR-İ ÂTÎ ENCÜMEN-İ EDEBÎSİ. Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 1(1), 79-93. https://doi.org/10.12780/UUSBD7)
Mektepte san’at-ı ilâhinin etrafında heyecan-ı aşk ile toplanmış birkaç arkadaştık. Ahmet Haşim, Refik Halid, Hamdullah Suphi, Emin Bülend ve Tahsin Nahid bu zümrede bulunuyorlardı. Birbirimizin yazılarını okur, bazen mübalağalı metheder ve ekseriye yine mübalağalı tenkit ederdik. (MEB)
Dönemin Genel Özellikleri
• Fecrî Âti topluluğu, Servetifünun Edebiyatı’na bir tepki olarak edebiyat sahnesine çıkmıştır.
• Edebiyat-ı Cedide sanatçılarını, yeterince Batılılaşamamakla eleştirerek kendilerini bu anlayışın ötesinde konumlandırmaya çalışmışlardır; ancak edebî anlamda Servetifünun’un çizdiği sınırların ötesine geçememişlerdir.
• Bir bildiri ile edebiyat sahasına çıktılar. Bildirilerinde amaçlarını "Dilin, edebiyatın, yazınsal ve toplumsal bilimlerinin ilerlemesine hizmet etmek, gelişip büyüyen yetenekleri bağrında toplayarak birlik ve topluluğun doğuracağı güçle yetkinleşmek, düşünceleri aydınlatmak" olarak açıkladılar.
• Dönemin edebî anlayışında, “Sanat, sanat içindir” ve “Sanat, şahsî ve muhteremdir” ilkeleri temel alınmıştır.
• “Fecrî Âti”, “geleceğin aydınlığı” anlamına gelmektedir.
• Topluluğun dil anlayışı, ağır, süslü ve sanatlı bir üsluba dayanır.
• Hece ölçüsünü “köylü vezni” olarak nitelendirip küçümsemiş, bunun yerine aruz ölçüsünü tercih etmişlerdir.
• Batı edebiyatı, özellikle de Fransız edebiyatı yoğun biçimde etkili olmuştur; bu da Batı'yı taklit eğilimlerini artırmıştır.
• Kısa ömürlü bir topluluk olan Fecrî Âti, 1909 yılında kurulmuş, ancak 1911 yılında dağılarak edebiyat sahnesinden çekilmiştir.
Dönemin Temsilcileri
Ahmet Haşim
• “Akşam şairi” unvanıyla anılan sanatçı, şiirlerinde akşam, şafak, karanlık, mehtap, gurup, gece, yıldızlar ve ormanlar gibi imgeleri sıklıkla kullanmıştır.
• Sanat anlayışında “Sanat, sanat içindir” ilkesi belirgin bir şekilde yer edinmiştir.
• Şiirlerinde, dış dünyanın gözlemlerinin bireyin iç dünyasındaki izlenimlerine dönüşmesi esas alınmıştır.
• Parlak zekâsı ve kendine özgü imgeleriyle, edebiyatımızda orijinal bir şair olarak öne çıkmıştır.
• “Hayâl-i Aşkım” adlı şiiri, kaleme aldığı ilk şiiridir.
• Düz yazılarında sade, açık ve anlaşılır bir dil tercih etmiştir.
• Şiirlerinde serbest müstezat biçimine de yer vermiştir.
• “Piyale” adlı şiir kitabının ön sözü olan “Şiir Hakkında Bazı Mülâhazalar”, şairin poetikasını yansıtan önemli bir metindir. (Bu önsöz, geçmiş yıllarda ÖSYM tarafından soru olarak da değerlendirilmiştir.)
• Eserlerinde, özellikle Sembolizm ve Empresyonizm (İzlenimcilik) akımlarının etkileri açık biçimde gözlemlenir.
Eserleri
-
"Merdiven" - şiir
-
"Piyale" - şiir
-
"O Belde" - şiir
-
"Göl Saatleri" - şiir
-
"Gurabahane-i Laklakhan" - deneme
-
"Frankfurt Seyahatnamesi" - gezi
Bu Dönemin Diğer Sanatçıları:
-
Fazıl Ahmet Aykaç, İzzet Melih Devrim,
-
Cemil Süleyman, Şahabettin Süleyman,
-
Emin Bülent Serdaroğlu, Tahsin Nahit,
-
Bu sanatçıların dili de ağır ve karmaşıktır.
Emin Bülent Serdaroğlu
• Victor Hugo'nun Mavi Gözlü Yunan Çocuğu eserine karşı yazdığı Kin adlı şiiriyle çok geniş yankılar uyandırdı.
Müfit Ratip
• Tiyatro hareketleriyle yakından ilgilendi.
• Tiryaki Hasan Paşa, Kanije Müdafaası adlı oyunları yazdı.
Tahsin Nahit
• Şair ve oyun yazarıdır.
• Adalar, Kamer ve Zühre Şairi olarak anılmış, genellikle aşk ve kadın temalarını işlemiştir.