ŞİİR BİLGİSİ
Giriş
• Şiir, hayal ve düşüncelerin belirli bir düzen çerçevesinde, etkileyici bir dil ve uyumlu mısralar vasıtasıyla ifadesidir. Ancak bu tanım, şiirin evrensel karşılığı değildir; zira şiirin kesin ve evrensel bir tanımı hâlen mevcut değildir. Şiir, öznel yorumlara açık, çok katmanlı ve bireysel algılamalar doğrultusunda çeşitlilik gösteren bir sanat formudur. Her bireyin şiire bakışı ve tanımlama biçimi farklılık arz eder.
• Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimine şiir (nazım) denir.
• Şiir, düş gücüne ve imgeye dayanır.
• Şiirde ahenk ve etkileyicilik ön plandadır.
• Olay örgüsü şiirin yapısında yer almaz.
• Diyalog şiirde nadiren tercih edilir.
• Düzyazıya dönüştürüldüğünde şiirin etkisi azalır.
• Başka bir dile çevrildiğinde anlam kaymaları yaşanabilir veya özgün estetik etki tam olarak yansıtılamayabilir.
• Anlamı çok katmanlı ve yorumlara açıktır; her okuyucu kendi algısına göre farklı anlamlar çıkarabilir.
• Ortak zevk ve dil anlayışına sahip şairlerin ortak şekil özelliklerini, ahenk unsurlarını, imge ve temaları kullanarak oluşturduğu şiir anlayışına şiir geleneği denir.
• Şiirde konuşan, şairin sesini ve söyleyişini emanet ettiği kişi ya da varlığa söyleyici denir.
• Divan şairlerinin şiirlerinde kullandığı takma ada mahlas denir.
• Halk şiirinde âşıkların mahlas almalarına, adlarını veya mahlaslarını kullanmalarına tapşırma denir.
Manzum
• Manzum eserler, öğretici nitelikte didaktik şiirler olarak tanımlanır.
• Olay örgüsüne sahip olabilirler.
• Anlamları tek ve belirgindir; iletilen mesaj tüm okuyucular tarafından aynı şekilde algılanır.
• Sade ve konuşma diline yakın bir üslup kullanılır.
• Öyküleme ve betimleme tekniklerine başvurulur.
• Diyaloglardan faydalanılır.
• Bu eserler düzyazıya dönüştürülebilir.
Dipnot: Ölçülü, uyaklı dizelerle yazılan metinlere manzume denir. Manzume sözcüğü kimi zaman şiir anlamında kullanılsa da ikisi arasındaki temel fark şiirin sanat değeri taşımasıdır.
Mensur
• Düzyazı türündeki eserler “mensur” olarak adlandırılır; mensur, şiir tadını taşıyan düzyazı anlamına gelir.
• Bu tür, duygu, düşünce ve hayalleri şiirin inceliklerine uygun biçimde ifade eden bir düzyazı biçimidir.
• Türk edebiyatında “mensure” terimiyle de bilinir.
• Ses, söyleyiş ve tema açısından şiirle paralellik gösterir.
• Söz ve anlam sanatlarından yoğun biçimde yararlanılır.
• Dil, estetik işlevi doğrultusunda kullanılır.
• İç ahenk oluşturmak amacıyla devrik cümlelere başvurulur.
• Ölçü ve uyak zorunluluğu bulunmaz.
• Sanatçı, duygularını daha özgür ve rahat ifade etme imkânı bulur.
• Kül Tigin yazıtının güney yüzündeki ilk iki cümleyi Stebleva şöyle bir üçlük halinde veriyor:
Tengri teg tengride bolmış
türk bilge kagan bu ödke olurtım.
Sabımın tüketi eşidgil
Açıkça görüldüğü gibi, üç "dize"den oluşan bir "üçlük" olduğu ileri sürülen bu parçada ne ölçü ne de uyak vardır. Bunlar olmadığı için de parçada herhangi bir "nazım âhengi" yoktur. O halde parça manzum değil, mensurdur: "(Ben), Tanrı gibi (ve) Tanrı'dan olmuş Türk Bilge Hakan, bu devirde (tahta) oturdum. Sözlerimi sonuna kadar işitin!"
Nazım Birimi
• Şiirde en küçük anlam bütünlüğünü sağlayan ve kendi içinde bağımsız dize topluluğudur.
Dize (Mısra)
• Şiirin satırlarından her biridir.
Neler yapmadık ki şu vatan için
Kimimiz öldük
Kimimiz nutuk söyledik. (Orhan Veli, Vatan İçin)
• Öz ve güzel anlamlı mısralara mısra-ı berceste denir.
Neler çeker bu gönül söylesem şikâyet olur (berceste misra)
Beyit
• İki dizeden oluşan ve anlam bütünlüğü taşıyan bölümlerdir. Divan şiirinde yaygın olarak kullanılmıştır.
Bu dünyayı seninle sevmişim ben
Benim sensiz bu dünyâ nemdir ey dost (Kânî)
Dörtlük
• Dört dizeden oluşan ve anlam bütünlüğü taşıyan bölümlerdir. Halk şiirinde yaygın olarak kullanılmıştır.
Nice sultanları tahttan indirdi
Nicesinin gül benzini soldurdu
Nicelerin gelmez yola gönderdi
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm (Karacaoğlan)
Ölçü (Vezin)
• Dizelerin hece sayısı ve hecelerin uzunluk-kısalık özelliklerine göre uyumlu olması, şiirde “ölçü” olarak adlandırılır.
Bent
• Üç veya üçten fazla dizeden oluşan ve anlam bütünlüğünü taşıyan bölümlerdir.
Yârin dudağından getirilmiş
Bir katre âlevdir bu karanfil,
Rûhum acısından bunu bildi! (Ahmet Haşim, Karanfil)
Nazım Biçimi (Nazım Şekli)
• Şiirin nazım birimi, ölçüsü ve uyak örgüsüne göre kazandığı biçimsel özelliklerin genel adıdır.
Halk Şiiri Nazım Biçimleri
• Anonim Halk Şiiri (Mâni, Türkü); Âşık Tarzı Halk Şiiri (Koşma, Semai, Varsağı, Destan); Aruz Ölçüsüyle
Yazılan Halk Şiiri (Divan, Kalenderi, Semai, Selis, Santraç, Vezniahar).
Divan Şiiri Nazım Biçimleri
• Beyitlerle Kurulanlar (Gazel, Kaside, Mesnevi, Kıt'a, Müstezat); Bentlerle Kurulanlar (Tuyuğ, Rubai, Murabba, Şarkı, Muhammes, Terkibibent, Terciibent).
Batı Etkisindeki Türk Şiiri Nazım Biçimleri
• Sone, Terzarima, Triyole, Balat, Serbest Nazım.
Nazım Türü
• Bir şiirin işlediği konuya göre aldığı addır.
İslamiyet Öncesi Türk Şiiri Nazım Türleri
Sagu, Koşuk, Destan.
Halk Şiiri Nazım Türleri
Âşık Tarzı Halk Şiiri (Güzelleme, Koçaklama, Taşlama, Ağıt); Anonim Halk Şiiri (Ninni, Ağıt); Dinî-Tasavvufi Halk Şiiri (İlahi, Nefes, Derne, Nutuk, Şathiye, Devriye)
Divan Şiiri Nazım Türleri
Tevhit, Münacaat, Naat, Mersiye, Methiye, Hicviye, Fahriye.
Nazım Türü Perspektifinden Ahenk Unsurları
Ölçü (Vezin)
Şiirde hecelerin sayısı ve niteliği bakımından birbirine denk olmasıdır.
Türk şiirinde üç tür ölçü kullanılmıştır:
• Hece Ölçüsü
• Aruz Ölçüsü
• Serbest Ölçü
Hece Ölçüsü
• Bir şiirde mısraların eşit hece sayısına dayanarak oluşturulan düzenleme “hece ölçüsü” olarak adlandırılır; bu nedenle “parmak ölçüsü” ifadesiyle de anılır ve Türk edebiyatının millî ölçüsü olma niteliğini taşır.
• Türk şiirinin milli ölçüsüdür.
• İslamiyet Öncesi Dönem'de, halk şiirinde, Millî Edebiyat Dönemi'nde kullanılmış; Cumhuriyet Dönemi'nde de bazı sanatçılar tarafından tercih edilmiştir.
• Edebiyatımızda en çok 7, 8, 11, 12, ve 14'lü hece ölçüsü kullanılmıştır.
Bir düşünsen, yarıyı geçti ömrüm
Gençlik böyledir işte, gelir gider;
Ve kırılır sonra kolun kanadın;
Koşarsın pencereden pencereye (Cahit Sıtkı Tarancı, Gençlik Böyledir İşte)
Bu şiir, 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
Durak
Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleridir. Ahenk gereği durulan yerler belirlenirken kelimeler bölünmez. Şiirler ölçüye göre genellikle şu şekilde duraklara ayrılır. 4+3 (7'li), 4+4 (8'li), 5+3 (8'li); 4+4+3 (11'li), 6+5 (11'li); 7+7 (14'lü)
Başka sanat bilmeyiz / karşımızda dururken
Yazılmamış bir destan / gibi Anadolu'muz.
Arkadaş, biz bu yolda / türküler tuttururken
Sana uğurlar olsun, / ayrılıyor yolumuz! (7+7 Duraklı 14'li hece ölçüsü ile yazılmıştır.)
(Faruk Nafiz Çamlıbel, Sanat)
Aruz Ölçüsü
• Mısralardaki hecelerin uzunluk ve kısalık özelliklerine dayanan, Arap edebiyatı kökenli şiir türüdür.
• Dizelerdeki hece sayısının eşit olmasının yanında hecelerin ses değerlerinin de aynı olmasına dayanan ölçüdür.
• Ünlü ile biten heceler açık veya kısa (.), ünsüzle biten heceler kapalı veya uzun (-) olarak değerlendirilir.
• Özellikle divan şiirinde; Tanzimat, Servetifünun, Fecriati şiirinde kullanılmıştır.
• Edebiyatımızda aruz ölçüsüyle yazılmış ilk eser Yusuf Has Hacip'in Xl.yy.da yazdığı Kutadgu Bilig adlı eseridir.
Serbest Ölçü
• Dizelerdeki hece sayısının eşitliği, hecelerin açık-kapalı olması gibi kurallara bağlı kalınmayan ölçü çeşididir. Ölçü ve uyağa bağlı olmaksızın kaleme alınan şiirlerdir.
• Serbest ölçüyle yazılan şiirlerde ahenk; vurgu, tonlama, aliterasyon ve asonansla sağlanır. Sözcüklerin ses uyumu, şiirin ahengini oluşturur.
• Edebiyatımızda Cumhuriyet Dönemi'nde Garip hareketinden sonra yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma
(Ümit Yaşar Oğuzcan, Beni Unutma)
Aruz Kusurları:
İmale (Çekme)
Kısa geceyi uzun okumaktır.
Zihaf (Kesme)
Uzun heceyi kısa okumaktır.
Med (Uzunluk)
Heceleri asıl değerlerinden uzun okumaktır.
Kasr (Kesme)
Uzun heceyi hafifletme, inceltmedir.
Vasl (Ulama)
Ünsüzle biten heceyi, ünlüyle başlayan heceye birleştirmedir.
Takti
Aruz ölçüsünde, dizelerin durak yerlerini belirtecek biçimde kesik kesik okumasına denir.
UYAK (KAFİYE)
• Dize sonlarında yer alan, yazılışları aynı ancak anlam ve işlevleri farklı olan harf veya sözcüklerdir.
• Kafiyeleri belirlemeden önce rediflerin tespiti, sorunun çözümünde daha rasyonel bir yaklaşım sağlar.
Redif
• Dize sonlarında kafiyeyi oluşturan seslerden sonra gelen; aynı görev ve anlamdaki ekler, kelimeler ve kelime gruplarıdır. Dize sonlarında yinelenen, aynı harflerden meydana gelen ve anlam ile işlev bakımından özdeş olan ek, kelime veya kelime gruplarıdır.
Karşıdan gelen piyade
Bizim iller yerinde mi
Etekleri çimen olmuş
Karlı dağlar yerinde mi (Köroğlu)
"-ler" ek hâlinde redif
"yerinde mi" kelime hâlinde redif
Yarım Uyak
• Tek ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür. Dizedeki son seslerin tekil benzeşimidir.
Tam Uyak
• İki ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür. Dize sonlarındaki iki ses benzerliğidir.
Zengin Uyak
• İkiden fazla ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür. Dize sonlarındaki en az üç ses benzerliğidir.
Cinaslı Uyak
• Sesteş kelimeler ile yapılan kafiye türüdür. Dize sonlarında "sesteş" kelimelerle uyak yapılmasıdır.
Tunç Uyak (Kafiye)
• Dize sonundaki bir kelimenin başka bir dize sonundaki kelimenin içinde bulunmasıdır.
• Tunç Kafiye, bir kafiye türü değil; bir kafiye özelliğidir.
Kafiye (Uyak) Düzeni / Örgüsü / Şeması
• Kafiyelerin diziliş özelliğine kafiye düzeni (kafiye şeması / kafiye örgüsü) denir. Şiirde kafiyelerin diziliş özelliğine denir.
• Uyak düzeni belirlenirken birbiriyle uyaklı dizeler aynı seste gösterilir. Kafiye düzeni belirlenirken birbiriyle kafiyeli dizeler aynı harfle gösterilir. Beş çeşit kafiye düzeni vardır.
Düz Uyak
• Dize sonlarındaki harflerin, "aaaa veya aaab" şekilde uyaklanmasıdır.
............... (a)
............... (a)
............... (a)
............... (a) / (b)
Mâni Tipi Uyak
• Dize sonlarındaki harflerin, "aaxa" şeklinde uyaklanmasıdır.
............... (a)
............... (a)
............... (b)
............... (a)
Örüşük Uyak
• Dize sonlarındaki harflerin, "aba-bcb-cbc..." şeklinde uyaklanmasıdır.
............... (a)
............... (b)
............... (a)
............... (b)
............... (c)
............... (b)
............... (c)
Çapraz Uyak
• Dize sonlarındaki harflerin, "abab..." şeklinde uyaklanmasıdır.
............... (a)
............... (b)
............... (a)
............... (b)
Sarma (Sarmal) Uyak
• Dize sonlarındaki harflerin, "abba..." şeklinde uyaklanmasıdır.
............... (a)
............... (b)
............... (b)
............... (a)
Kelime ve Kelime Gruplarının Tekrarı
• Şiirde ahengi sağlayan unsurlardan biri de bazı kelimelerin ve kelime gruplarının tekrarlanmasıdır.
Asonans
• Dizelerde aynı ünlülerin ahenk sağlayacak şekilde sıkça tekrarlanmasıdır.
Aliterasyon
• Dizelerde aynı ünsüzlerin ahenk sağlayacak şekilde sıkça tekrarlanmasıdır.
Nakarat
• Şiiri oluşturan bölümlerin (Üçlük, dörtlük vb.) her birinin sonunda aynen tekrarlanan dizelerdir.
Dipnot: Kelime ve kelime gruplarının tekrarları da ahenk sağlamaktadır.
Konularına Göre Şiir Türleri
Lirik Şiir
• Sevgi, aşk, özlem, gurbet, ölüm gibi temaların duygusal bir dille işlendiği şiir türleridir.
• Adını, eski Yunan’da kullanılan “Lir” adlı müzik aletinden alır.
• Türk şiirinde “Koşma, semai, ağıt, mersiye, ilahi, gazel, şarkı, münacaat” gibi nazım biçimleri ve türleri lirik şiir örnekleri arasında yer alır.
Geceleyin bir ses böler uykumu,
İçin ürpermeyle dolar: -Nerdesin?
Arıyorum yıllar var ki ben onu,
Aşıkıyım beni çağıran bu sesin.
(...)
(Ahmet Kutsi Tecer)
Hatırla
• Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Yunus Emre, Yahya Kemal Beyatlı, Cahit Sıtkı Tarancı, Orhan Veli Kanık gibi şairler bu türde örnekler vermişlerdir.
Epik Şiir
• “Savaş, kahramanlık, cesaret, yiğitlik” gibi temaları coşkulu ve güçlü bir üslupla işleyen şiirlerdir.
• Destanlar, epik şiirin temel örneklerindendir.
• “Epik” terimi, Yunanca “Epope” kelimesinden türemiştir.
• Türk şiirinde “Koçaklama, destan, varsağı” gibi nazım biçimleri ve türleri epik şiir özellikleri taşır.
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya-Kaç
donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahud kafesi!
Eski Dünya, yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
(...)
(Mehmet Akif Ersoy)
Hatırla
• Dadaloğlu, Köroğlu, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Mehmet Akif Ersoy gibi şairler bu türde örnekler vermişlerdir.
Pastoral Şiir
• Doğa güzelliklerini, kır ve çoban yaşamını konu edinen şiirlerdir.
• Pastoral terimi, Latince’de çobanlarla ilgili anlam taşıyan “Pastoralis” kelimesinden türemiştir.
• Monolog biçiminde kaleme alınanlara “İdil”, diyalog şeklindekilere ise “Eglog” denir.
Sonbahar geliyor serçe
Yuvanı ne yapacaksın?
Ayva çiçek açmadan önce.
Meyvelerin içi geçecek
Rüzgâr başka çeşit esecek
Yağmurlarla ıslanacaksın. (Cahit Külebi)
Hatırla
Faruk Nafiz Çamlıbel, Kemalettin Kamu, Ömer Bedrettin Uşaklı gibi şairler bu türde örnekler vermişlerdir.
Didaktik Şiir
• Öğretici şiir türü olup, bir düşünceyi iletmeyi ve öğüt, bilgi ya da ders vermeyi hedefler.
• Didaktik terimi, Yunanca’da “öğretici” anlamına gelen “Didaktios” kelimesinden türemiştir.
• Genellikle dinî, ahlâkî, felsefî ve toplumsal temalarda kaleme alınır.
• Manzum hikâyeler ve fabllar, didaktik şiir türünün örneklerindendir.
Karga ile Tilki
Bir dala konmuştu karga cenapları;
Ağzında bir parça peynir vardı.
Sayın tilki kokuyu almış olmalı;
Ona nağme yapmaya başladı:
"Ooooo! Karga cenapları, merhaba!
"Ne kadar güzelsiniz; ne kadar şirinsiniz
"Gözüm kör olsun yalanım varsa
"Tüyleriniz gibiyse sesiniz "Sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın."
Keyfinden aklı başından gitti bay karganın;
Göstermek için güzel sesini Açınca ağzını düşürdü nevâlesini.
Tilki kapıp onu dedi ki: "Efendiciğim, Size küçük bir ders vereceğim;
Alıklar olmasa iş kalmaz açıkgözlere;
Böyle bir ders de değer sanırım bir peynire"
Karga şaşkın, mahcup biraz da geç ama Yemin etti gayrı faka basmayacağına.
Çev. Orhan Veli Kanık
Hatırla
Ziya Gökalp, Tevfik Fikret, Yunus Emre şairler bu türde örnekler vermişlerdir. Türk edebiyatında bilinen ilk didaktik şiir örneği Yusuf Has Hacip tarafından kaleme alınan Kutadgu Bilig isimli eserdir.
Satirik Şiir
• Bireylerin ve toplumun kusurları eleştirel bir yaklaşımla işlendiği şiir türüdür.
• Kişi, olay veya durumlar iğneleyici dil ve alaycı ifadelerle tenkit edilir.
• Satirik şiir, halk edebiyatında “Taşlama”, divan şiirinde “Hicviye” (hiciv), Batı etkisindeki Türk şiirinde ise “Yergi” kavramlarıyla karşılık bulur.
(...)
Söylersin de söz içinde şaşmazsın
Helâli haramı yersin seçmezsin
Nasibin kesilir de sular içmezsin
Akar çaylar senin olsa ne fayda
(...)
(Pîr Sultan Abdal)
Hatırla
Şeyhi, Bağdatlı Ruhî, Nefî, Ruhsatı gibi şairler bu türde örnekler vermişlerdir.
Dramatik Şiir
• Tiyatro sahnesinde kullanılan şiir türüdür.
• Eski Yunan edebiyatında, oyuncuların sahnede söyleyecekleri sözler şiir formunda düzenlenir ve ezberletilirdi.
• Dramatik şiir, hareketle bütünleşebilen şiir türü olarak tanımlanır.
Serdari hâlimiz böyle n'olacak
Kısa çöp uzundan hakkın alacak
Mamurlar yıkılıp viran olacak
Akıbet dağılır elimiz bizim (Serdari/ RUHİ SU)
Hatırla
Namık Kemal, Abdülhak Hamit Tahran, Faruk Nafiz Çamlıbel gibi şairler bu türde örnekler vermişlerdir.