Kitaplarımı Keşfedin


Divan Edebiyatı
Ayrıntılı Konu Anlatım
Türk edebiyatının genel seyri içinde, nazarî ve estetik esaslarını İslam kültüründen almış, Fars edebiyatının pek çok açıdan kuvvetli ve sürekli tesiri altında kalan, 13. yüzyıl sonlarından baÅŸlayıp 20. yüzyıl baÅŸlarına kadar temel yapısında çok önemli deÄŸiÅŸikliklere uÄŸramadan devam etmiÅŸ edebî geleneÄŸe Osmanlı Divan Edebiyatı ya da yaygın adıyla Divan Edebiyatı diyoruz. Bu edebî geleneÄŸi; Yüksek Zümre Edebiyatı, Eski Türk Edebiyatı, Saray Edebiyatı vs. tabirlerle karşılayanlar olsa da bu tartışmalara burada deÄŸinilmeyecektir. (Özkan, Ö. (2007). DİVAN EDEBİYATI ve OSMANLI TOPLUM HAYATI. Muhafazakar DüÅŸünce Dergisi, 4(13-14), 125-140.)



Halk Edebiyatı
Ayrıntılı Konu Anlatım
Halk edebiyatı, halkın edebî zevkini karşılamak için sözlü olarak ortaya konan, kendine özgü bir dili ve üslûbu bulunan edebiyat kolu ÅŸeklinde tanımlanabilir. Türk halk edebiyatının baÅŸlangıcı İslâmiyet öncesine kadar uzanır. Divân-ı Lûgati’t-Türk’te bugünkü halk edebiyatı ürünleri ile benzerlik gösteren birçok parça vardır. İslâmiyet’in kabulünden sonra İran ve Arap edebiyatı etkisinde geliÅŸen klasik edebiyat, özellikle aydınlar ve Saray tarafından ilgi görünce, halk edebiyatı hep ikinci planda kalmış ve halkın ilgisiyle varlığını bugüne kadar devam ettirmiÅŸtir. (Albayrak, N. (2007). Türk Halk Edebiyatı Literatürü. Türkiye AraÅŸtırmaları Literatür Dergisi(10), 9-42.)



Tanzimat Dönemi
Ayrıntılı Konu Anlatım
Tanzimat Edebiyatı, Türk edebiyatında hem fikir hem de üslup bakımından iki belirgin döneme ayrılır:
-
Birinci Dönem (1860-1876):
Bu dönemde edebiyat, toplumsal faydayı esas alan bir anlayışla ÅŸekillenmiÅŸtir. Halkın eÄŸitilmesi, modernleÅŸme ve aydınlanma temel hedefler arasında yer almıştır. Åžinasi, Namık Kemal ve Ziya PaÅŸa gibi yazarlar, "vatan", "özgürlük" ve "adalet" gibi kavramları ön plana çıkararak edebiyatı toplumsal bir uyanış aracı olarak kullanmıştır. Roman, gazete ve tiyatro gibi modern türler bu dönemde doÄŸmuÅŸ ve geliÅŸmiÅŸtir. -
İkinci Dönem (1876-1896):
Bu dönemde ise edebiyat, toplumsal sorumluluklardan bireysel duygu ve estetik arayışlarına yönelmiÅŸtir. Sanat, halkın eÄŸitilmesi amacından sıyrılarak saf estetik kaygılarla ele alınmıştır. Abdülhak Hamit Tarhan, Recaizade Mahmut Ekrem ve Sami PaÅŸazade Sezai gibi yazarlar, bireyin iç dünyasına, yaÅŸamın anlamına ve güzellik anlayışına odaklanmışlar.



