top of page

SORULAR İLE İLGİLİ YORUMLAR

Dört Temel Beceri

Dinleme: Dinleme/izleme sürecinin aşamaları ile ilgili dört soru sorulmuş. Her ne kadar kolay gibi görünse de esasında karıştırılan bir alan. 

   Dinleme/izleme metninin konusu hakkında neler bildiğimi düşünür, not ederim: dinleme öncesi

   Dinleme/izleme metninin başlığından yola çıkarak içeriği ile ilgili tahminlerde bulunurum: dinleme öncesi

   Dinleme/izleme metnindeki bilgileri hatırlamak için not alırım: dinleme sırası

   Dinleme/izleme metninden çıkarımda bulunmak için kanıtlar belirlerim: dinleme sırası

   Dinleme/izleme metnindeki önemeli bilgileri kendi cümlelerimle paragraf hâlinde bir araya getiririm: dinleme sonrası

   Konuşmacının amacı, bilgi birikimi, bilgilerin güncelliği gibi konuları sorgulamak: Eleştirel dinleme

   İçeriğe yönelik görüş, öneri ve sorular iletmek: Katılımlı dinleme

   Önceden verilen açık uçlu soruların cevaplarını bulmaya odaklanmak: Seçici dinleme

   Olay ve durumlara konuşmacının bakış açısıyla bakmak: Empati kurma

   Öğrencilerin dinlediklerini/izlediklerini yorumlaması ve bunlardan yeni fikirler üretmesidir. Konuşmacının sözlerinden yeni düşünce ve hayaller üretilir. Konuşmacının daha rahat ve yaratıcı düşünmesini sağlamak için yönlendirici sorular sorulur veya cesaret verici sözler söylenir. 

   ​

   Fıkra dinletirken durdurup devamını tahmin ettirme: tahminde bulunma

   Fıkrada asıl anlatılmak isteneni sorma: ana fikri/ana duyguyu tespit etme

   Dinlediklerini sınıfta canlandırma: canlandırma

   Düşüncelerini paylaşma: görüş bildirme

  Bir etkinlikte öğrenciler: • Konuşmacının önerilerini belirliyorlar, • Önerileri not alıp gruplandırıyorlar, • Gerçekçi ve gerçekçi olmayanlar olarak sınıflandırıyorlarsa bu, dinledikleri bilgiyi sınıflandırma becerisi gerektiriyor: dinlediklerini/izlediklerini sınıflandırabilme

Konuşma: Konuşmayla ilgili dört basit soru sordular. Bunlar konuşma konuşma kusurları, sözlü anlatım türleri, konuşma kazanımları ve konuşma yöntem ve teknikleridir. Az biraz çalışmış olanın gönül rahatlığıyla işaretleyeceği sorular.

 

   “Sinir ve kas hastalıklarına bağlı olarak konuşma organlarında meydana gelen güçsüzlük ya da koordinasyon bozukluğu sonucu ortaya çıkar.” Dizartri

   “Beyin zedelenmesi sonucu ortaya çıkarak sözel ve işitsel iletişimi etkileyen, motor ve duygusal dil bozukluklarını içeren bir durumdur.” Afazi

   “Sesli konuşmada sözcük akışının yineleme, takılma, solunum tutuklukları, kas gerilimi gibi nedenlerle engellenip kesintiye uğramasıdır.” Kekemelik

   “Konuşma organlarının gerekli temasları yanlış veya eksik yapmasından ya da bazı sesleri oluşturma yeteneğinden yoksun olmasından kaynaklanır.” Pelteklik (artikülasyon bozukluğu)

   Gevşeklik: Bu, doğrudan bir konuşma bozukluğu değil, dizartri türlerinden birinde (örneğin “gevşek dizartri”) görülen bir durumdur. Bağımsız bir konuşma türüdür.

   Konferans: Belirli bir konu veya alan üzerinde bilgi alışverişinde bulunmak, fikirleri tartışmak ve deneyimleri paylaşmak amacıyla bir araya gelen kişilerin katıldığı, genellikle akademik ya da profesyonel bir etkinliktir.

   Panel: Birden fazla konuşmacının, karşılıklı konuşarak bir konuyu tartıştığı etkinliktir.

   Sempozyum: Akademik yönü ağır basan, genellikle bilimsel bildirilerin sunulduğu toplantıdır.

   Nutuk: Daha çok coşkulu, hitabet yönü güçlü, genellikle siyasal ya da tarihsel olaylar üzerine yapılan konuşmalardır.

   Seminer: Kısa süreli eğitim süreçlerinde gerçekleştirilen bir konuşma türüdür. Genellikle hizmet içi eğitimlerde ve modüler bir konuda dinleyici/izleyici kitlesini yeniliklerden haberdar etmek veya onların kişisel gelişimine katkı sağlamak niyetiyle alanında uzman kişilerin gerçekleştirdiği konuşmadır.

   Düşüncelerini mantıksal bir bütünlük içinde sundu: hazırlıklı konuşma yapar

   Konuşmasını destekleyecek sözsüz ifade unsurlarını kullandı: konuşmalarında beden dilini etkili kullanır

   Cümleler arası bağlantıyı uygun kelimelerle sağladı: konuşmalarında uygun geçiş ve bağlantı ifadelerini kullanır

   Kelime seçiminde Türkçe kelimelere öncelik verdi: konuşmalarında yabancı dillerden alınmış dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçelerini kullanır

​   

   Güdümlü Konuşma 

   Amaç: Öğrencilerin bir konu hakkındaki bilgilerini, duygularını ve düşüncelerini etkili bir şekilde anlatma becerilerini geliştirmektir. Bir etkinlikte öğrenciler, öğretmen tarafından belirlenen bir konuda (yaşadıkları çevre veya gezdikleri yerler) fotoğraf ve bilgi getirerek konuşma yapmışlardır. Bu, doğrudan güdümlü konuşmaya örnektir.

Okuma: Okumayla ilgili dört soru sordular. Bunlardan biri 2019 Programındaki akıcı okuma kazanımıydı. Diğeri tür, yöntem, teknik ve okuma amacıyla ilgiliydi. Bir diğeri ise 2024 Programındaki okuma kazanımıyla ilgiliydi. Dördüncüsü de inanılmaz basit bir soruydu. Etkinlikte vurgulanmayanı isteyen bir soru. 

   2019 Türkçe Öğretim Programı’na göre akıcı okuma öğrenme alanında yer alan kazanımlar özetle şunlardır: 1. Noktalama ve vurguya dikkat ederek okur. 2. Telaffuzuna dikkat ederek okur. 3. Okuma hızını ayarlar. 4. Farklı yazı karakterleriyle yazılmış yazıları okur.

   Deyim ve atasözlerinin metne katkısını belirler kazanımı ile Bağlamdan yararlanarak bilmediği kelime ve kelime gruplarının anlamını tahmin eder kazanımları, okuduğunu anlama ve kelime öğrenme kazanımlarıyla ilişkilidir.

   Okuma tiyatrosu; öğrencilerin metnin yapısını, dilini ve metinde yer alan şahıs ve varlık kadrosunun özelliklerini anlamalarını sağlamaktır.

   Metinlerle ilişkilendirme; öğrencilerin, okudukları metinle diğer metinler arasında ilişki kurmasını sağlayarak düşünme becerilerini geliştirmektir.

   Ezberleme; kültürel ve edebî değere sahip metinlerdeki cümle yapılarını ve söz varlığını kavrayarak Türkçeyi doğru, güzel ve etkili kullanmalarını sağlamaktır.

   Soru sorarak okuma; okuma öncesinde ve sürecinde öğrencilere sorular hazırlatarak metin üzerinde düşünmelerini ve metni anlamalarını sağlamaktır.

   Söz korosunun temel amacı öğrencilerin doğru, akıcı ve uyumlu biçimde sesli okuma yapmalarını sağlamak; vurgu, tonlama ve telaffuzu geliştirmektir. Ancak kelimelerin bağlam içindeki anlamlarını kavramak söz korosunun bir amacı değildir. Diğer seçeneklerdeki eşleştirmeler doğrudur.

   Öğrenciler metindeki bilgileri sorguluyor. • Yazarın verdiği örnekleri eleştiriyor, uygun bulmadıklarını belirtiyor. • Yeni örnekler üretiyor ve bunlar arasından en uygun olanı seçip gerekçelendiriyor. Bu süreçte öğrenciler, metni değerlendiriyor ve eleştirel düşünme becerilerini kullanıyor. Metni eleştirebilme: Bu etkinliğin temeli metni eleştirmeye, yazarın sunduğu örnekleri değerlendirmeye ve daha iyi alternatifler sunmaya dayanıyor. Öğrenciler eleştirel bakış açısıyla metni inceliyor.

Yazma: Yazmayla ilgili dört basit soru sordular. Bunlar konuşma konuşma kusurları, sözlü anlatım türleri, konuşma kazanımları ve konuşma yöntem ve teknikleridir. Az biraz çalışmış olanın gönül rahatlığıyla işaretleyeceği sorular.

   Öğretmen öğrencilerden gelecekteki oyunları tahmin edip gerekçeleriyle yazmalarını istediğinden bu çalışma “Yazılı üretim ve yazılı etkileşiminde tahminlerinden yararlanabilme” kazanımına yöneliktir.

    I. Yazınızda konunun olumlu ve olumsuz yönlerini inceleyip tarafsız ve nesnel değerlendirme yapmanızı istiyorum. Bu, eleştirel yazma türüdür. Çünkü hem olumlu hem olumsuz yönleri ele alıp değerlendirme yapılması isteniyor.

    II. Olaylara daha geniş bir perspektiften bakarak özgün metinler ortaya koymanızı, ayrıca yazma öncesi beyin fırtınası yapmanızı istiyorum. Bu, yaratıcılık ve özgünlük gerektirdiği için yaratıcı yazmadır.

    III. Herhangi bir konudaki duygu, düşünce ve hayallerinizi yazmanızı istiyorum. Bu da serbest yazma türüdür; kişi sınırlandırılmadan kendi duygularını, düşüncelerini yazabilir.

   Konuya uygun yazma yöntemini belirlemesi, Yazma stratejilerini uygular. Ulaştığı bilgilerin kaynağını göstermesi, Araştırmalarının sonuçlarını yazılı olarak sunar. Metni görsellerle zenginleştirmesi, Anlatımı desteklemek için grafik ve tablo kullanır. Yazısında giriş, gelişme ve sonuç bölümlerine yer vermesi, Bilgilendirici metin yazar.

Dil Bilgisi

Yorum: Ses bilgisi, fiilimsi, klasik bir sözcük türü sorusu, isim tamlamalarıyla harmanlanmış bir cümlenin ögeleri sorusu, sözcük türleriyle harmanlanmış bir fiilde çatı sorusu yine sözcük türleriyle harmanlanmış bir cümlenin ögeleri sorusu sorulmuş. Bu perspektiften bakıldığında esasında karma dil bilgisi soruları konusunda pratik yapmak daha mantıklı olacaktır. Çünkü sistem bütün konuları en iyi şekilde bilmeni ve bol pratik yapmış olmanı hesap ederek soru soruyor.

Ses bilgisi soruldu. 

Yorum: Ünsüz benzeşmesi, ünlü daralması, ünlü düşmesi, tonlulaşma (sert ünsüzün yumuşaması: p, ç, t, k dönüşür b, c, d, g, ğ'ye) ve ünsüz türemesi seçeneklerde vardı. Bu tür ifadeler en kalitesiz kitapta bile bulunur. Çok klasik, basit bir soruydu. 

Sonuç: Bu tarz joker soruları sistem sever ve gelir. Buradaki püf nokta tonlulaşma, ötümlüleşme vb. kavramların karşıladığı ünsüzleri bilmektir.

Fiilimsiler soruldu.

Yorum: Sıfat fiil ve zarf fiili sordular. Tuzak olaraksa yükleme getirilen -maz olumsuzluk eki oldu. Bilindiği gibi sıfat fiil eklerinden biri olan -maz, sıklıkla fiilin olumsuz kalıbıyla karıştırılır. Sistem, adayın bu farkı, ayrımı ayırt edebilip bilmediğini sorgulamak istemiş. Esasında fiilimsilerde birkaç tuzak kurulabilir. Bunlardan ilki işe fiilin olumsuz hâli diğeri de kalıcı isim görevinde kullanılan birtakım sözcüklerdir. 

Sonuç: Değerli bir konu. Kuralları ve ekleri bilmek şart. Özellikle zarf-fiil ekleri birtakım akrostişlerle kodlanılıyor olsa da esasında onlar eklerin bir kısmı. Daha detaylı bakmak lazım. Yüklemle fiilimsiyi karıştırma. 

Karma sözcük türü soruldu.

Yorum: I. cümlede geçen “başkalarına” kelimesi belgisiz zamirdir ve üçüncü çoğul kişiye gönderimde bulunur. II. cümledeki “yaşadıklarını, gördüklerini ve düşündüklerini” fiil kökü + sıfat-fiil eki+ çoğul iyelik+ belirtme durumu eki şeklinde oluşturulmuş kelimelerdir. cümledeki “eylemi” sözcüğüden eyle- : fiil kökü, eylem: fiilden türemiş isimdir. eylemini: eylem + üçüncü tekil iyelik eki “-i” + belirtme durumu eki “-ni” almıştır. IV. cümlede ara-sı-n-da kelimesi üçüncü tekil iyelik eki(-sı) ve bulunma durumu eki (-da) almıştır fakat kelime zamir değil, “insanlar arasında” isim tamlamasının tamlananıdır,  dolayısıyla isimdir.  V. cümlede “yakılarak” kelimesi “yak-” kökünden türemiş, edilgen fiil “yakıl-” + zarf-fiil eki “-arak” almıştır. Görüldüğü gibi kolay bir soru. Sadece biraz dikkat gerektiriyor. 

Sonuç: Dil bilgisi de tıpkı matematikteki geometri soruları gibidir. Bilgi dışında bolca örnek görmek lazım. Sonuçta dil bilgisi bir kalıptır ve sınırlıdır. Bol örnek çözdüğün zaman soruları çözmek birkaç saniyeni almaz. Öyleyse dil bilgisinde soru çözmeyi rutin hâline getirmen lazım.

Cümlenin ögeleriyle bağlantılı isim tamlaması soruldu.

Yorum: Çok basit bir soru esasında. Hangisinin öznesi belirtili isim tamlamasından oluşmaktadır, diye sorulmuş. Bu ve ses bilgisi sorusunu joker olarak kabul edelim. Fiilimsi de kolaydı. 

Sonuç: Bol pratik.​

Çatı karma bir şekilde soruldu.

Yorum: Ettirgen çatı, -t, -r, -tır ekleriyle fiilin geçişlilik derecesini arttırıyordu. ot (isim kökü) +lar (çokluk eki) + ın (ilgi hâli eki). “boşluğu doldurdu”, “suları bürüdü” ifadelerinde “boşluğu” ve “suları” sözcükleri belirtili nesne görevindedir ve belirtme durum eki almıştır. Üçüncü çoğul iyelik eki, adlara -leri/-ları şeklinde eklenerek “onların” anlamı katar. Parçada bu ekle oluşturulmuş bir ad bulunmamaktadır.

Sonuç: Bu konu çok insafsız, bol tekrar ve pratik gerektiriyor.

Karma bir sözcük türü soruldu. Özne-tamlama, nesne-tamlama vb.

Yorum: I. “Şiirde kimi bölümlerin belirsiz kalması bir hata oluşturmaktan çok şiirin estetik yönü açısından gereklidir.” Özne: “Şiirde kimi bölümlerin belirsiz kalması” Bu yapı, “belirsiz kalmak” fiilinden yapılmış bir isim-fiildir. A seçeneği doğru: Özne, isim-fiil grubudur. “hiçbir şey” ifadesi, bir sıfat tamlamasıdır (hiçbir + şey). 

Sonuç: Cümlenin ögeleri, sistemin çok sevdiği bir alan. Özellikle adayların cümlenin ögelerinden korktuğunu bildiği için bilerek bu alanda soru soruyorlar ya da bu alanla bağlantılı sorular soruyorlar. Pratik yaptıktan sonra çok kolay.

Dil Bilim

Yorum: Sistem bu konuda da ters köşe yaptı adayları. Neticede dil bilim denince akla sasur, chomsky vs. gelirdi ama bunların hiçbirini sormadı. Hâliyle öğrenciler sınav esnasında ilk şoku yaşadı. Tabii soğuk kanlılığını koruyup soruya odaklananlar soruları çözdü. Çünkü gerçekten ilkokul düzeyindeki tanımlar ve örnekler vardı. Her şeye hazırlıklı olmak için beklentiye girmemek, sistemin geçmiş zamanda sorduğu sorulara odaklanmak sonra konu çalışıp pratik yapmak çok önemli. 

Edici rolü soruldu. 

Yorum: Soruda zaten açık ve net bir şekilde tanımı yapılmış. Edici rolü, etken eylemin istemli, bilinçli bir şekilde eylediği cümleler için geçerlidir. Havalar soğuduğunda kuşlar sıcak iklimlere doğru göç eder. Özne: kuşlar. Eylem: göç eder. Göç eylemi içgüdüsel olsa da kuşlar bunu kendi bedenleriyle bilinçli olarak yaparlar. Edici rolü vardır. Ancak özne işten etkileniyorsa ve etkilendiği şey perspektifinden edilgen durumdaysa orada edici rolü yoktur. Okuldaki en yakın arkadaşım dün yediği yemekten zehirlendi. Özne: okuldaki en yakın arkadaşım. Eylem: zehirlendi. Zehirlenmek istemli, bilinçli bir eylem değildir. Kişi bu eylemin faili değil, eyleme maruz kalanıdır. Bu durumda edici rolü yoktur, özneye “deneyimleyici” (experiencer) rolü atanır. 

Art gönderim soruldu.

Yorum: Art gönderim, her ne kadar kolay bir konu gibi görünse de esasında zamanın söz konusu olduğu sınavlarda baş belası cümleler olabiliyor. Dikkat etmekte yarar var. Sansargillerin utangaç üyesi kutup porsuğu, insanlarla karşılaşmamak için saklanmayı tercih eden ve kendisine nadiren rastlanabilen bir tür. Burada “kutup porsuğu” ilk kez tanıtılıyor. “kendisine” zamiri, aynı cümlede geçen “kutup porsuğu”na gönderme yapıyor." Bu bir art gönderimdir. Gelincik türleri gibi kutup porsuğunun da sıvı salgılayan bezleri var ve gerekli durumlarda onlardan sıvı salgılar. “onlardan” ifadesi, bir önceki cümlede geçen “bezler”e gönderme yapıyor. " Art gönderim var. Kutup porsuğu bu sıvıyı kendi bölgesini işaretlemek için kullanır. “bu sıvı” " bir önceki cümlede sözü edilen “sıvı”ya gönderme yapıyor. " Art gönderim var.  Son derece kötü kokan sıvıyı, daha sonra yemek için sakladığı nesneler üzerine de püskürtüyor ki kimse onlara dokunmasın.  Son derece kötü kokan sıvıyı, daha sonra yemek için sakladığı nesneler üzerine de püskürtüyor ki kimse onlara dokunmasın. “sıvı” yine önceki cümlelerde tanıtılmıştı. “onlara” " “nesnelere” gönderme yapıyor. " Art gönderim var.  

Sonuç: Gönderim ögelerine çalış ve bol örnek tecrübe et.

Sızıcı ünsüzler soruldu.

Yorum: Çok basit bir konu. Sadece harfleri bilmek bile yeterli.

Sonuç: Ünsüzleri iyi bil. Soruyorlar

Strateji: Çıkmış soruları incele - isabetli konu çalış - ilgili konu ile ilgili makale oku - makaleden okuduklarını sistemin tarzına uygun soruya dönüştür.

Eski Türk Edebiyatı

Yorum: Normalde birkaç nazım türü ya da biçimi ile sanatçı ya da dönem ile ilgili genel özellikler sorulması beklenirken sistem tam tersi yönde hareket ederek sadece şiir sordu. Gelecekte elbette şiirin sorulacak ama bu sanatçıların veya nazım biçim ve türlerinin sorulmayacağı anlamına gelmemeli. Hatta bunların gelecek yıllarda sorulma ihtimali daha yüksek. ​

Tevriye soruldu. 

Yorum: Divan edebiyatında edebî sanatlar zaten beklenen soru tipidir. Sordukları soruda çok basit ve aynı zamanda zekice. Tevriye iki anlama gelecek bir sözün yakın anlamını değil uzak anlamını kastetme sanatıdır. Beytin ikinci dizesinde, dizenin doğal bağlamında bu sanatın tanımına gönderme yapılmış (Yani hem subaşıdur hem şehün derbânıdur) Gerçek anlamı “asker” olan subaşı sözcüğü beyitte hem padişahın kapısındaki asker hem de tevriye yoluyla gözyaşı anlamında kullanılmıştır. 

Seçeneklerde başka hangi sanatları gördük: Telmih - tenasüp - tezat ve tariz

Sonuç: Çok basit, klasik bir soru kalıbıdır. Bol örnek ve kelime ezberiyle kolayca çözülebilecek bir modeldir. Püf nokta tanım, bol örnek ve kelime ezberidir.

 

Beytin Türkçesi soruldu.

Yorum: Klasik bir beyit verip bunu günümüz Türkçesine çevirmemiz istendi. Baktığımızda yine kelime ezberi ön plana çıkmaktadır. Divan edebiyatı şiiri söz konusu oldu mu, bol örnek, bol şiir okumak-incelemek ve şiirlerde geçen kelime ve tamlamalara hâkim olmaktır.

Sonuç: Bu tarz soruları bekleyin. Dolayısıyla bol soru çözün.

 

Aruz ölçüsü kalıpları soruldu.

Yorum: Bu tarz bir soru her sene geliyor. Çözüm tevazulu bir şekilde konuya odaklanıp işi çözmek. Bu konu teorik tanım bilgisiyle ya da kendi kendine öğrenilecek bir konu değil. Öğretmen desteği gerektiren karmaşık ve bol örnek çözülmesi gereken bir alan. 

Seçeneklerde hangi kalıpları gördük: Müfte'ilün / mefâ'ilün / müfte'ilün / mefâ'ilün - Mef'ûlü / mefâ'îlü / mefâ'îlü / fe'ûlün - Mef'ûlü / mafâ'îlün / mef'ûlü / mafâ'îlün - Fâ'ilâtün / fâ'ilâtün / fâ'ilâtün / fâ'ilâtün - Müstef'ilün / müstef'ilün - müstef'ilün - müstef'ilün

Sonuç: Bu kalıpları öğren ve bol soru çöz.

Divan şiirinin yorumlanması soruldu.

Yorum: Verilen beyitle ilgili söylenemeyecek olan seçenek istendi. 

Sonuç: Bu tarz soruları çözmek dediğim gibi bol pratik, kelime ve tamlama ezberi ile mümkündür. 

​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​

Yeni Türk Edebiyatı-Tanzimat/Cumhuriyet

Recaizade'yi sordular. Onunla ilgili bilgiler verdiler. Kolay bir soruydu. Anahtar kelimeler olaraksa doğa ve ölümdü. Ayrıca divan şiiri nazım biçimlerini kullanması ve bunlara özgün başlıklar koyması gibi özellikleri de vurguladılar. Gazelleriyle ilgili spoiler verdiler: "Yine Ne Hoştu", "Cananı Tahayyül", "Teessüf", "Tegazzülden Geçemem"

Yorum: Bu çerçeveden bakınca sistem bizden çağdaşlarının gazellerini, temel özelliklerini, şiirde sıkça işledikleri temaları ve bağlı kaldıkları nazım biçimlerini iyice bilmemizi istiyor. 

Seçeneklerde Başka Kimleri Gördük: Ziya Paşa - Muallim Naci - Namık Kemal - Şinasi 

Sonuç: Seçeneklerde geçen bu isimler mutlaka sorulacaktır. Dolayısıyla bunların eserlerini, şiirde belirgince işe koşulan temayı, kullandıkları nazım biçimlerini ve gazel/kaside ya da şiir adlarını bilmekte yarar vardır. Özellikle herkesçe bilinen eserleri değil, kıyıda köşede kalmış olanlara odaklanmakta yarar vardır.

Sami Paşazade Sezai'yi sordular. Roman, hikâye, tiyatro, eleştiri gibi çok yönlülüğü vurgulandı. Sergüzeşt adlı eserine gönderme yaptılar. "Bir esir kızın hazin aşk hikâyesini" şeklinde belirttiler. Ki bu ifade hemen hemen her eser özeti kitabında geçer. Esasında sıvanda zaman az olduğu için çoğu kişi heyecandan odaklanamadı. Hâlbuki acele etmeden sorulara dikkatle odaklanan biri bu soruları çok rahatlıkla çözdü. Sami'nin realizmciliğine vurgu yaptılar. Ayrıca onun Alphonse Daudet'ten etkilendiğini vurguladılar (hikâye konusunda) vb. Çok kolay, çok basit bir soruydu.

Yorum: Sistem bizden Sami'nin eserlerinin romantizmden realizme geçişte köprü olduğunu bilmemizi istiyor. Buradan şöyle bir yorum da yapılabilir: diğer sanatçıların ve dönem özelliklerinin edebiyat akımlarıyla ve ilgili akımın dünyadaki temsilcisiyle çok boyutlu bir köprü kurmamızı isteyen/bekleyen benzeri bir soru da sorabilir. Buna göre hazırlanmak lazım.

Seçeneklerde Başka Kimleri Gördük: Abdülhak Hamit - Ahmet Rasim - Ahmet Mithat Efendi - Mehmet Rauf - Nabizade Nazım - Cahit Yalçın - Şemsettin Sami 

Sonuç: Ahmet Rasim'e dikkat etmekte yarar var. Çünkü Rasim'in adı sanı son zamanlarda hiç duyulmadı. Önümüzdeki sınavda Rasim'in sorulma ihtimali bulunuyor. Özellikle ilk seçenekte verilmesi bence tesadüf değil. Diğerleri zaten belirgin özellikleri ve farklılıkları olan, rahatlıkla çözülebilecek kişiler.

Halit Ziya'yı sordular. Sistem esasında burada adayın çok boyutlu düşünmesini istiyor. Sami'nin Sergüzeşt'i romantizmden realizme geçişte bir köprüydü. Daha sonra gelen Halit Ziya, realizm akımında eserleriyle öncü oldu ve hatta bu akımın zirve isimlerinden biridir. Sistem adayın bu bağlantıyı kurmasını istemiş. Konulara hâkim olanın rahatlıkla çözeceği bir soruydu. Dediğim gibi hem ne dediğinden habersiz ve duyarsız gözetmenler hem de vasat adayların aceleciliği yüzünden panik yapmış olanlar vardı. Ama görüldüğü gibi esasında Tanrısal Buda Soğukkanlılığıyla sınavı fullemek mümkündü.

Yorum: Halit Ziya, zaten beklenen bir isimdi. Neredeyse edebiyatın söz konusu olduğu tüm sınavlarda karşımıza çıkmakta. Belirgin özellikleri objektif olması, özgün olması ve yenilikçi olmasıdır. Çıtayı bir tık daha yükseltip eserleriyle ilgili daha detaylı bir soru sorulabilir. Bunun dışında tıpkı Sezai'de yapıldığı gibi edebi akımla birlikte verilebilir ya da realizmin babası ​Gustave Flauber ile gönderme yapılarak sorulabilir. Yine anahtar kelimeler önem teşkil etmekte.

Hüseyin Rahmi'yi sordular. Yanlış Batılılaşmayı vurgulamışlar. Zaten Gürpınar denince akla gelmesi gereken ilk şey yanlış Batılılaşmadır. Yalnızca bu ifadeden bile soruyu çözmek mümkündü. Gürpınar'ın bazı romanlarında bu tipleri ironik bir şekilde yerdiğine gönderme yapılmış. ​

Yorum: Rahmi'nin en önemli özelliği asrileşme konusudur. Diğer önemli özelliği ise belli başlı eserlerinin özellikleri ve özetidir. Bunlar bilindikten sonra Rahmi çok kolay.

Seçeneklerde Başka Kimleri Gördük:  Falih Rıfkı Atay - Refik Halit Karay - Karaosmanoğlu - Reşat Nuri Güntekin

Sonuç: Seçeneklerde dikkatimi en çok çeken kişi Falih Rıfkı oldu. Sonuçta Gürpınar'la alakası bile yok. Ama bence Atay'a dikkat etmekte yarar vardır. Sistem bunu gelişigüzel oraya koymaz. Diğerleri zaten belirgin özellikleriyle çok kolay ayırt edilir. 

Mehmet Akif'i sordular. "Bülbül" isimli eserini vermişler parçada. Son kitabı "Gölgeler"i yine aynı parçada vurgulamışlar. Toplumun aksayan yönlerini işlediği, teşhis ve teşhir ettiğine dair bilgiler yine parçada vurguludur. Düşündüğümüzde çok basit, çok kolay bir soru olduğunu fark ederiz. Sistem yine bu joker soruyla kıyak yapmış.​

Yorum: Akif ve Beyatlı zaten edebiyatın söz konusu olduğu tüm sınavlarda beklenen isimler. Akif sorulmamışsa Beyatlı, Beyatlı sorulmamışsa Akif sorulur. Bu şaşmaz. Aday burada bu sanatçıların eserlerini bilecek, özelliklerini bilecek ve çok uç bir noktaya götürürsek eser türlerini bilecek. Gerisi kolay.

Seçeneklerde Başka Kimleri Gördük:  Benim dikkatimi en çok çeken unsur, sistemin 2025 yılında ama halk edebiyatı olsun ama yeni Türk edebiyatı olsun kıyıda köşede kalmış sanatçılara vurgu yapmış olmasıdır. Bir yandan hak veriyorum. Sonuçta hangi kitabı açıp baksan Rıza Tevfik gibi tipler ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor. Sistem bu konuda öğrencileri ve alanda yazıp çizenleri ters köşe yapmak istemiş olabilir. Beyatlı'ya zaten vurgu yaptım ki seçeneklerde de vardı.  Yurdakul ve Gökalp'i de yine seçeneklerde vermişler. Ziya Gökalp'ten soru gelirse çok yüksek ihtimalle Satı Bey ile olan eğitim münakaşalarını sorarlar. Yurdakul'un belirgin birkaç özelliğini bilmekte yarar vardır. Neticede eserlerini hemen herkes biliyor.

Sonuç: Ersoy ve Beyatlı'yı her sene bekleyelim. Onun dışında vurguladığım kişileri göz ardı etmemek çok önemli.

Peyami Safa'nın eserlerini sordular. Safa'nın eserleri cidden çok kaliteli. Buradan anlaşılacağı üzere sistem daha çok yanlış Batılılaşma, Kurtuluş Savaşı, Millî Mücadele tarzındaki millî ve sosyal yönü ağır basan sanatçılara ve eserlere öncelik veriyor. Yozlaşmış tipleri, mirasyedileri, ahlaki açıdan düşük modellere öncelik verildiği görülüyor. Matmazel Noraliya'nın Koltuğu özetlenmiş. Anahtar kelimeler ise Ferit, II. Dünya Savaşı günlerinde bir pansiyonda yaşananlar, psikosomatik, parapsikoloji vb. Nedense Memduh Şevket Esendal aklıma geldi. Onun da sorulma ihtimali çok çok yüksek.

Yorum: Safa, eserleri dışında fikirleriyle de çok önemli bir münevver. Safa belki önümüzde yıl sorulmayacak ama biz Memduh Şevket'i, Halikarnas Balıkçısı'nı, Abdülhak Şinasi Hisar'ı, Tarık Buğra'yı, Sâmiha Ayverdi'yi ve bu sanatçıların eserlerini iyi bilelim. Gelir.​

Halk Edebiyatı

Mitlerden soru geldi. Mitler her ne kadar gereksiz ve saçma gibi görünse de esasında anlamlı bir konu. ​Cevap Kozmogonik mit idi. 

Yorum: Mit konusu esasında bir sayfadan ibaret. Mitlerin genel özelliklerini ve türlerini bilmek yeterli. 

Seçeneklerde başka hangi türleri gördük: Antropogonik mit, Teogonik mit, Eskatolojik mit, Prestij mit.

Sonuç: Seçeneklerdeki diğer mitlerin de özelliğini bilmekte yarar vardır. Ama yine de mitlere genel bir perspektifle odaklanmak riskleri azaltacaktır.                     

Halk Hikâyesi Bölümü soruldu. 

Yorum: Halk hikâyeleri ve bölümleri genellikle önemli soru potansiyeli taşır. Sistem demek ki adayın halk hikâyelerine ve bölümlerine, bu bölümlerdeki mit ve metaforlara hâkim olmasını istiyor. 

Sonuç: Toplasan beş bölüm etmez her biri. Bunların belli başlı özellikleri var. Pegem iyi bir şekilde özetlemiş konu anlatımlı kitapta.

Seçeneklerde hangi bölümleri gördük: Döşeme - muhavere - fasıl (cevap) - dua - karavelli

Sonuç: Geleneksel Türk tiyatrosu ile halk hikâyeleri, Dede Korkut Hikâyeleri zaten beklenen bir soru kalıbı. İleride ne olacağını kestirmek de zor değil. Halk hikâyeleri ve bölümlerine, Dede Korkut Hikâyeleri'ne dikkat etmekte yarar vardır. 

Halk Hikâyeleri soruldu. 

Yorum: Halk Hikâyeleri (aşk ve kahramanlık konulu olanlar) önceki yıllarda da sistemin tercih ettiği ve sormayı sevdiği bir alan. Burada belli başlı özellikler var. Özellikle doğru kaynaklardan alışmak çok önemli. Kerem ile Aslı'da gül teması yok, Ercişli Emrah ile Aslı Han'da gül teması yoktur. Ferhat ile Şirin, Arzu ile Kanber ve Tahir ile Zühre'de gül teması bulunmaktadır. 

Seçeneklerde hangi hikâyeleri gördük: Arzu ile Kanber - Karacaoğlan ile İsmikan Sultan - Kerem ile Aslı - Ercişli Emrah ile Selvi Han - Ferhat ile Şirin

Sonuç: Bu hikâyelerin özelliklerini, metaforlarını ve özetlerini bilmekte yarar vardır. Gelir.

Ruhsati soruldu. 

Yorum: Hangi konu anlatımlı kitabı açıp baksanız Ruhsati kıyıda köşede kalmış, hakkında en fazla bir ki cümlelik gelişigüzel yazılmış birkaç yargı bulursunuz. Dediğim gibi, sistem artık bu duruma bir ayar vermek istiyor. Ruhsati'yi detaylı bir şekilde anlatarak esasında piyasadaki eserlere o kadar da itibar etmememiz gerektiğini, daha fazla araştırmamız gerektiği sinyalini verdi. Tabii şöyle bir durum da var: Tamam, Ruhsati çok ağır oldu ve bayağı soyut geldi. Ama seçeneklerdeki diğer kişiler hemen her kitapta detaylıca anlatılmıştı. Yani seçeneklerdekini bilen ve eleyen biri yine bu soruyu doğru işaretlerdi.

Seçeneklerde başka kimi gördük: Erzurumlu Emrah - Dertli - Sümmani (bu da soyut olmuş) - Bayburtlu Zihni

Sonuç: Şahsen önümüzdeki sınavlarda ben Sümmani'nin sorulacağını düşünüyorum. O sorulmasa bile kıyıya köşeye atılmış olan aşık Şenlik, aşık Kuloğlu, Katibi tarzı birinin sorulacağını düşünüyorum. Çünkü iş giderek zorlaşıyor çözüm olarak sistem ters köşe yapacak.

Tarihî-Coğrafî Fin Kuramı ile Halk Edebiyatı Motif İndeksi soruldu.

Yorum​: Öncelikle kuramlar zaten sistemin sevdiği soru tarzlarından. Kuramlar dışında bilmemiz gerek diğer önemli alan ise halk edebiyatı araştırmacılarının çalışmaları ve eserleridir. Halk Edebiyatı Motif İndeksi Stith Thompson'a ait bir çalışmadır. 

Seçeneklerde başka hangi kuramlar vardı: Sözlü Kompozisyon Kuramı (Homer'in İlyada ve Odysseia eserlerini nasıl meydana getirdiği sorusuyla ilgilenen "Homer Sorunu" olarak da adlandırılan kuram'dır.) ile Bağlamsal Kuram. Eser/Makale olarak da Masalların Yapısal Çözümlemesi olan Rus dil bilimci Propp'un çalışması ile Lord Raglan'ın Geleneksel Kahraman Kalıbı'nı sormuşlardı. Kahramanın biyografisini çözümleyen yöntem ve Propp'un masalların yapısını inceleme yöntemidir.
Sonuç: Bu eserler ve kuramlar zaten çok klasik ve hemen her kitapta kendine yer bulur. Ancak işi hafife almamak adına daha sonraki yıllarda sorulma ihtimali yüksek birkaç eser daha zikredelim: Türk Masal Tipleri Kataloğu Wolfram Eberhard ve Pertev Naili Boratav tarafından hazırlanmıştır. Mehmet Kaplan, Köroğlu Destanı'yla ilgili çalışmalar yapmıştır. Ali Alptekin masallar ve efsaneler ile ilgili araştırmalar yapmıştır. Şükrü Elçin âşık edebiyatıyla ilgili çalışmalar, Abdülbaki Gölpınarlı ise daha çok tasavvuf edebiyatıyla ilgili çalışmalar yapmıştır. Uluslararası Masal Tipleri Kataloğu adlı üç ciltlik araştırma Hans-Jörg Uther'e aittir. 

Dipnot: Wilhelm Wundt - Freud - Psikoanalitik Kuram

Dipnot: Halk edebiyatı kuramlarından Yapısalcı Kuram ve Yayılma Kuramı metin merkezliyken Bağlamsal Kuram ve İşlevsel Yöntem bağlam ya da performans merkezlidir.

Halk edebiyatıyla ilgili bir beyit soruldu.

Yorum: Esasında edebiyat denince sistemin şiire ağırlık vermesi doğal. Onun için söylüyorum her defasında: Dönem mi çalıştın, o dönemin şiirlerini oku. Şair mi çalıştın, şairin şiirlerini oku. Bunu yaptığı zaman sadece teorik bilgiyle sınırlı kalmıyor aday, aynı zamanda edindiği bilgilerle etkileşime girerek yorum yapma kabiliyetini ve alandaki bilgi birikimini da sağlamlaştırmış oluyor. Eş zamanlı olarak da bilgisini ve kültürünü arttırıyor. Bir boşluk doldurma vermiş, en uygun ifadeyi bağlamsal olarak düşünüp doldurmamızı istemiş. Esasında kelime hazinesi güçlü olan birinin rahatlıkla çözebileceği tarzda bir soruydu.

Kullanılan kelimeler: şimşâd - semen - sanavber - nergis - serv

Sonuç: Bu tarz sorular gelir. Özellikle bol bol şiir okumak lazım. Bu şiirlerde anlamını bilmediğimiz kelimeleri not alıp farklı bağlamlarda kullanmak gelecek soruları çözmemizde epeyce yardımcı olur. 

Âşık Fasıllarında Düzen ve Fasıllarda Yer Alan Nazım Türleri soruldu.

Yorum: Hemen hemen her kitapta, soru bankasında ve deneme sınavında göreceğimiz türden bir soruydu. Kolaydı doğrusu. Özellikle taşlama (takılma) gibi bir sorunun sorulması sistemin bir jestiydi.

Seçeneklerde başka hangi türleri gördük: Ayak açma - sicilleme (soylama) - yalanlama - hatırlama/hatırlatma (canlandırma)

Sonuç: Gelir bu tarz sorular. Aşinayız zaten. Bu türler dışında neleri beklemeliyiz? Merhabalaşma (hoşlama) - tekellüm - Öğütleme (nasihat) - bağlama (muamma) - tüketmece (daraltma) - gönül alma - uğurlama

Dil Bilim yorumum: Gözetmen elemanlar ile tepkisel adayların aciliyet kokan frekansları birleşince paniklememek içten bile değil. Dil bilimde adamlar zaman dolayısıyla adayın panikleyeceğini biliyordu. Elemek için ne mi yapmalıyız? Dil bilimde metin anlatalım, yeni bir kavramı tanımlayalım ve dolayısıyla ters köşe yapalım. Hâlbuki okuduğunu anlayan biri için dil bilim çocuk oyuncağıydı. İşte bunun için en iyi strateji stratejisiz olmaktır, diye boşuna demiyorlar. Her şeyi bilerek sınava girmek mümkün değil. En iyi yerleri bileceksin, rahat olacaksın ve kendini soruya teslim edeceksin. Bırak yanındaki yamacındaki tepkiseller acele etsin, rahat ol. Emin ol rahat bir şekilde sorulara odaklandığında hem zaman kazanmış olursun hem de seçenek elersin. 

bottom of page